Muhalefette bayram havası

YAYINLAMA:
Muhalefette bayram havası

Türkiye’nin muhalefeti yıllardır aynı oyunu oynuyor. 

Uzun süredir iktidarda bulunan yabancı bir lider yenilince hemen bayram havasına giriyorlar. 

“Demokrasi kazandı” yahut “Otoriter liderler de yenilir” içeriğinde kendi kendilerini gaza getirici tweetler, basın açıklamaları, analizler patlatıyorlar. 

Nitekim Macaristan’daki 16 yıllık Orban iktidarının sona ermesi yine muhalefette bayram havası estirdi.

Sanki Macaristan’da sandıklar kapanır kapanmaz Türkiye’de de kendileri iktidar olmuş gibi sevindiler.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Silivri’de tutuklu Ekrem İmamoğlu Orban’ı sandıkta yenen Peter Magyar'ı seri bir şekilde kutlayanlar oldular.

Özgür Özel "Macaristan’da kazanan demokrasidir” derken, Ekrem İmamoğlu "Rüzgâr yön değiştiriyor" şeklinde umut yüklü bir mesaj paylaştı.

Refleksler o kadar tanıdık ki…

2020’de Biden Trump’ı yendiğinde Kemal Kılıçdaroğlu da hemen tebrik mesajı yayınlamıştı.

Bu tebrikten 6 gün sonra Orta Doğu Enstitüsü’nden Gönül Tol’la söyleşi yapan Kemal Kılıçdaroğlu, Joe Biden’den beklentilerinin Türkiye'deki demokrasi hareketlerini desteklemesi olduğunu söylemişti.

Muhalefet medyası da “Erdoğan’ın müttefiki Trump gitti, şimdi sıra bizde” havasındaydı. 

2022’de Brezilya’da Lula, Bolsonaro’yu yenince muhalefet yine elin başarısı üzerinden kendi seçmenine motivasyon aşısı yaptı. 

“Lula rüyası” diye manşetler atıldı, “Türkiye’ye de sıra gelecek” diye moral destek atmosferi yaratıldı. 

Kemal Kılıçdaroğlu yine kutlama mesajı yayınladı. “Otoriter ve kutuplaştırıcı siyasi anlayışa karşı; demokrasi, sosyal adalet ve geniş ittifak siyaset anlayışı ile seçimi kazanan Lula’ı kutluyor, seçim sonuçlarının Brezilya halkına hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

“Geniş ittifak” ifadesi özenle belirlenmişti, zira o dönemler Kemal Bey’in üstünde iktidar hayalleri kurduğu bir 6’lı masası vardı.

Bu tutumun en komik yanıysa her defasında aynı döngüye düşmeleriydi. 

Muhalefetin gözü hep dışarıda oldu. Washington’da, Brezilya’da, Brüksel’de, Budapeşte’de... 

Sonra? Sonra her seferinde sandığa gelip Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yenildiler.

TBMM’deki sandalye çoğunluğuysa yine Cumhur İttifakı’nda kaldı.

Demek ki bu ithal zafer taktiği muhalefete hiçbir kaldıraç etkisi sağlamıyor.

“Bal bal” demekle ağız tatlanmıyor.

Tam tersine seçmenlerine “biz kendi gücümüzle değil, dışarıdaki rüzgârla iktidara geleceğiz” mesajını veriyor. 

Gerçek kaldıraç milletin sinesinde.

Milletin derdinde, güveninde, umudunda. 

Haydi hepsi bir kenara…

Rüşvete, yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış üyelerini bile ihraç edemeyen bir zihniyetin zafer ithal etmeye kalkması oldukça tuhaf değil mi?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...