Yaşasın Türk çocukları...

YAYINLAMA:
Yaşasın Türk çocukları...

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımıza yapılan saldırılar sonucunda hayatını kaybeden ve yaralanan öğrencilerimizin acısının gölgesinde karşılıyoruz.

Cıvıl cıvıl, neşe içinde 23 Nisan’ı kutlayacak çocuklar, ne yazık ki geçen hafta toprağa verildi. Unutulmaz bir acı…

Atatürk’ün “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız” sözleriyle nitelendirdiği Türk çocuklarına 23 Nisan’ı “Çocuk Bayramı” olarak armağan etmesi, çocuklara duyduğu güvenin ve sevginin en somut ifadesidir.

Atatürk, yaşamı boyunca yaş fark etmeksizin sevdiklerine çoğu zaman “çocuk” diye seslenirdi. 23 Nisan’ı Türk milletine bir bayram olarak armağan etmesi de çocuklara verdiği değerin ve onlara duyduğu sevginin güçlü bir göstergesidir.

Onun çocuk sevgisine dair anlatılan bir okul ziyareti anısı da vardır. Bir ziyaret sırasında çocuklar Atatürk’ü büyük bir coşkuyla alkışlayarak etrafını sarar. Ancak küçük bir çocuk kenarda sessizce, hüzünlü bir şekilde durmaktadır. Bu durumu fark eden Atatürk çocuğu yanına çağırır:

— Çocuğum, neden durgunsun? Bir derdin mi var, hasta mısın?

Çocuk:
— Bir şeyim yok efendim, der ve arkasını dönüp gözyaşlarını gizlice siler.

Atatürk yeniden sorar:
— Niçin ağlıyorsun yavrum? Sen ağlayınca ben de üzülüyorum.

Küçük çocuk bu kez gözleri dolu dolu cevap verir:
— Atam, hep seni böyle yakından görmek isterdik. Geldin, gördük, sevindik… Ama artık sıramızı savdık. Bir daha seni ne zaman göreceğiz?

Bunun üzerine Atatürk çocuklara dönerek şöyle der:
— Beni ne zaman görmek isterseniz, aynaya bakın. Siz Türk çocukları benim birer parçam, ben de sizin bir parçanızım.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türk çocuklarına sahip çıkma; onları her türlü tehlikeye karşı koruma ve geleceğe en donanımlı şekilde hazırlama mesajını ve mirasını taşımaktadır. Atatürk, böyle bir bayramı Türk milletinin geleceğini düşünerek tasarlamıştır. “Egemenlik” ve “çocuk” kavramlarını aynı anda taşıyan bu bayram, “onlar bizim geleceğimizdir” anlayışının en güçlü ifadesidir.

“Siz Türk çocukları benim birer parçam” diyen Atatürk, yalnızca kendi dönemini değil, Türk milletinin sürekliliğini esas almıştır. Türk milletine duyduğu derin bağlılığı ve vizyonunu, gelecek nesillerin inşası için ortaya koymuştur.

Türk milletini yönetenlerin de Atatürk’ün miras bıraktığı bu çizgiyi koruması ve yaşatması gerekmektedir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “23 Nisan’ın bugünkü anlamı işte bu dengede saklıdır. Millî egemenlik yalnız hâkimiyet hakkı değildir; aynı zamanda sorumluluk rejimidir. Millet adına karar alan herkes, çocukların güvenliği, huzuru ve geleceği konusunda tarih önünde sorumludur. Meclis, milletin iradesini temsil ettiği kadar, çocukların istikbalini de emanet olarak taşır.” sözleri de bu anlayışı açıkça ortaya koymaktadır.

Her Türk çocuğunun yaşam şartları, sağlığı, eğitimi, aile içindeki konumu ve geleceği büyük önem taşımaktadır. Bu alanlarda sağlanacak kalite, Türk milletinin geleceğini güvence altına almak anlamına gelecektir.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımıza yapılan saldırılar, çocukları koruma konusunda herkese sorumluluklarını acı bir bedelle de olsa hatırlatmıştır.

Keşke böyle bir acı hiç yaşanmasaydı; keşke o çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda aileleriyle birlikte sevinç içinde kutlamaya devam edebilseydi. İnşallah aileleriyle cennetin bayramlarında buluşurlar…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın Türk milletine kutlu olmasını; millî şuura sahip, ahlaklı ve bilgili nesillerin yetişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.

Yaşasın ve her daim mutlu olsun Türk çocukları…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...