Bir Tuğra, bir imza, bir tarih!

YAYINLAMA:
Bir Tuğra, bir imza, bir tarih!

SAHA EXPO 2026 fuarında sergilenen YILDIRIMHAN füzesi dünyanın gündemine adına yakışır bir hızla giriş yaptı.

Dost ve kardeş ülkeler Türkiye’nin savunma sanayideki yükselişinin sevincini yaşarken onu düşman sınıfında kodlayan ülkelerdeyse bin yıllık hatıralar canlanıyor. 

Milli Savunma Bakanlığı ARGE biriminin çalışmalarıyla ilk kez kamuoyuna tanıtılan bu uzun menzilli füzenin “dosta güven, düşmana korku” verenbir heybeti var.

Burada tek tek onun özelliklerini ele almayacağız, ancak Türkiye’nin caydırıcılık menzilini 6 bin kilometreye ulaştıran bu kıtlalar arası balistik füze ve onun yanı sıra fuarda sergilenen diğer askeri ürünler baştan sona bir milli gurur meselesi.

Türkiye’nin savunma sanayi şirketleri ülkeyi devasa bir askeri teknoloji merkezine çevirmek için adeta birbirleriyle tatlı bir yarış içindeler. 

Bu aynı zamanda Türkiye’nin caydırıcılık kapasitesine sınıf atlatarak, karşısında ceketlerin iliklendiği bir güce erişimini kaçınılmaz bir gerçeklik haline getiriyor.

Savunma sanayiinin bu dokusu korunursa ve devlet-millet birlikteliğiyle desteklenmeye devam edilirse bu ivmelenme hattı Türkiye’nin kalkınma serüveninin en önemli kaldıracını oluşturacaktır. 

Çünkü küresel güvenlik mimarisinin kurucu gücüne dönüşen bir ülkenin ekonomide, ticarette, siyasetteki itibarının yükselişi kaçınılmazdır.

Tarihe bakınca İngiltere’nin buharla, Almanya’nın mühendislikle, Amerika’nın seri üretim ve teknolojiyle, Japonya’nın disiplinli sanayileşmeyle zenginleştiği görülür.

Oysa bu ülkelerin ekserisi yükselirken birçoklarını batırmışlardır.

Kıtalararası sömürge pazarları oluşturarak, uluslararası ticaret sistemini kendi mallarının serbestçe girip çıkacağı bir yasal altyapıyla destekleyerek bugünlere gelmişlerdir. 

Türkiye’nin hikâyesi ise hem ahlaklı bir kalkınma öyküsüne hem de ordu-millet karakterini taşıyan Türk tarihinin doğal seyrine mütenasip bir gelişimdir.

Türkiye şuan fragmanını gösterdiği bu gücün, şüphesiz yarın kayıtsız şartsız hâkimi olacaktır.

Fakat muhalefetin fildişi kulelerinde Türkiye’nin bu teknolojik ilerleyişini derin bir kaygıyla takip edenlerin sayısı da az değildir.

Bir seçim önceki “Savunma sanayine dokunacağız” tehdidi hala kulaklarda yankılanmaktadır.

Sinop’taki füze denemelerini balıklar ürküyor acayipliğiyle engellemeye çalışan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in EXPO 2026 fuarına iştirak ederek Türk savunma sanayinin üretim tesislerinden çıkmış taze ürünleri dumanı üstündeyken inceleme fırsatı bulması bu anlamda önemli bir gelişmedir.

Özgür Bey burada “Savunma sanayimizle gurur duyuyoruz” şeklinde milli ve müspet bir yaklaşım sergilemiştir. Dileyelim ki bu yaklaşım hem kendisinde, hem partisinde istikrarlı bir tavra dönüşür hem de muhalefetin tüm renklerine sirayet eden bir şuur halini alır. 

Çünkü Türkiye’de bir kesimin milli terbiye açığını giderecek bir tedrisattan geçmeye acil şekilde ihtiyacı vardır.

İmparatorluk geçmişimizi yok farz eden, mehtere sırtını çeviren, milli-manevi değerlerle münakaşaya giren, Atatürkçülüğü heykel seremonisine indirgeyen bu zihniyet YILDIRIMHAN’ın gövdesindeki Yıldırım Bayezid Han tuğrasına, burun kısmındaki Mustafa Kemal Atatürk imzasına bakıp “Biz ne yapıyoruz” diyerek utanır mı acaba?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...