Başkentte 100 bin yürek!

YAYINLAMA:
Başkentte 100 bin yürek!

Tarihinden, değerlerinden, aile bağlarından, milli aidiyetinden koparılmış bir gençlik, kendi çağının öznesi olmaktan çıkarak başkalarının kurduğu akımların, modaların, sanal örgütlenmelerin ve karanlık çetelerin kullanışlı malzemesine dönüşür.

Türkiye’nin başına örülmek istenen çorabın kumaşı bu cinstendir.

Artık inkâr edilemeyen gerçek şudur ki Türk gençliği çok katmanlı bir kuşatma altındadır.

Gençliğin sıhhatli yetişme zemini öylesine hırpalanmış durumda ki suç literatürümüze “suça sürüklenen çocuk” gibi iç burkan bir tabir bile girdi.

Bu yüzden gençlik için söylenen “yarınlarımızın teminatı” sözü harcıâlem bir övgüden ibaret görülemez.

Tam aksine bir memleketin istikbali, o ülkenin genç nesillerinin istikametiyle kader birliği içindedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe bakışı bu tarihi hakikatin üzerine oturmuş durumdadır.

Gazi’nin “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” cümlesiyle başlayan büyük eseri Nutuk’un son sözleri Gençliğe Hitabe’yle bitiyor.

Yani Mustafa Kemal Atatürk, Türk gençliğine hem kutlu bir hazineyi hem de o hazineyi muhafaza edecek sarsılmaz bir iradeyi bırakıyor.

Atatürk, bağımsızlık ateşinin tutuşturulduğu 19 Mayıs 1919 gününü gençliğe armağan ederken aslında milli egemenliğin namusunu ve istiklalin nöbetini genç nesillerin omuzlarına yüklemiştir.

Türkiye’nin en büyük gençlik teşkilatı olan Ülkü Ocakları’ysa Türk gençliğini köksüz akımların pençesinden çekip milli ülkülerin etrafında toplamayı kendisine varlık sebebi saymaktadır.

Bugün başkentte 100 bin gencin katılımıyla düzenlenen “Türk Gençliği Büyük Kurultayı” bu iradenin meydanlara sığmayan en güçlü ifadesidir.

Atatürk’ün Türk gençliğine armağan ettiği böyle bir günde 100 bin ülkücü gencin aynı inanç, ülkü ve coşkuyla bir araya gelişi Cumhuriyet’in kurucu iradesiyle Milliyetçi-Ülkücü Hareketin aynı tarihi damarda buluştuğunun ve emanetlere sonuna kadar sahip çıkılacağının irade beyanıdır.

Atatürk’ün “fikirlerimin babası” dediği Ziya Gökalp’in “Türk milletindenim, İslam ümmetindenim, Garp medeniyetindenim”umdesini hayatının felsefesi haline getiren ülkücü gençler, her alanda Türkiye’nin geleceğinin sahipsiz olmadığını dosta düşmana göstermektedir.

Dün MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin teşrif ettiği TEKNOCAK fuarında Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ın öncülüğünde ülkücü gençlerin teknoloji alanında sergilediği üretimler bu büyük tablonun göz kamaştırıcı unsuruydu.

Türkiye’nin yarınlara yürüyüşünün teminatı olan bir Ülkücü-Milliyetçi gençlik vardır. Onlar 19 Mayıs’ın ruhunu da, Atatürk’ün emanetini de, Cumhuriyet’in istikbal nöbetini de omuzlarında bir yük olarak değil, mukaddes bir görevin şuuruyla taşımayı sürdürmektedir.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...