Şimdi arınma zamanı

YAYINLAMA:
Şimdi arınma zamanı

CHP’nin gerçekten büyük bir arınmaya ve ardından durulmaya ihtiyacı vardır. Zira kurultay sürecinde başlayan şaibelerle birlikte CHP’li belediyelerde kangren gibi yayılan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlık vakaları, bu ihtiyacın ne kadar acil ve derin olduğunu açıkça göstermektedir.

“Mutlak Butlan” kararı sonrası tekrar CHP Genel Başkanlığı makamına dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP Genel Merkezi binasına ve içine astırdığı “Şimdi Arınma Zamanı” pankartı da bu zorunluluğun bir yansımasıdır. Çünkü CHP’den beklenen tam da budur. Mesele artık sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, sağduyu sahibi tüm CHP’lileri ilgilendirmektedir. Bu süreç büyük bir hassasiyet ve duyarlılık beklemektedir.

Şu an Genel Başkanlık mührünü taşıyan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Şimdi Arınma Zamanı” pankartı önemli bir sorumluluk hatırlatması olmuştur. Aynı şekilde Genel Merkez önünde söylediği “Cumhuriyet Halk Partisi’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların…” ve “Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı?” şeklindeki sözleri de tartışmaların hangi boyutlara ulaştığını göstermektedir.

CHP’nin yaşadığı bu hengâmeli ve tartışmalı süreçte, partiye yönelik en sağduyulu yol göstericiliği MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli yapmıştır. Toplumsal istikrarı ve iç cephe gücünü düşünerek yaptığı çağrılar, bugün bir kez daha haklılığını ortaya koymuştur.

Sayın Devlet Bahçeli, yaklaşık iki ay önce CHP’ye şu çağrıda bulunmuştu:

“Toplumu huzurla bir arada tutan ahlaki değerler vardır. Bunların korunması gerekir. Aksi halde kirlenme yaygınlaşır. Siyaset bu işin sorumlu sahasıdır. Türk siyaseti de benzer bir arınma sürecine ihtiyaç duyuyor. Bu, tüm partiler için geçerli. Siyasette arınmaya ve durulmaya tüm partilerin ihtiyacı vardır. Siyaset daha şeffaf, daha tutarlı ve daha sorumlu bir zemine taşınmalı. MHP bu konuda her zaman üstüne düşeni yapmıştır; en ufak bir olay veya iddia olduğunda üzerine gider, kim olursa olsun gerekli arınmayı yapar. Bu konuda şu an için ana muhalefetin buna ihtiyacı fazlasıyla vardır. CHP kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerine göre arınmalı ve durulmalıdır.”

***

Sayın Devlet Bahçeli’nin bu çağrısı, bugün CHP Genel Merkezi’nde asılı “Şimdi Arınma Zamanı” pankartıyla bir nevi özetlenmiş oluyor.

Özgür Özel ise bu çok anlamlı nasihatleri hala idrak edemedi. 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise bunları CHP’de ne derecede hayata geçireceğini zaman gösterecek…

Fakat ne olursa olsun “Şimdi Arınma Zamanı”, bir slogan ve bina pankartı olarak kalmamalıdır.

CHP, şaibeli kurultay sonrası şirazesinden tamamen çıkmıştı ve henüz rayına oturmuş da gözükmemektedir. 

Kurultayda yaşanan çeşitli şaibeler ve parayla delege iradesinin satın alınması, CHP’li belediyelerde rüşvet ve yolsuzluk olaylarında adeta patlamaya yol açtı. 

“Para her şeyi yapar diyen adam, para için herşeyi yapar” felsefesi partide hâkim kılınınca, şaibelerin birbirini tetiklemesi kaçınılmaz oldu.

CHP’nin kurultayında yaşananlar, partiyi bugün bu hengâmeye sürüklemiştir. CHP’liler iktidarı suçlama kolaycılığına kaçsa da, asıl yüzleşmesi gerekenler bizzat kendileridir. Çünkü kurultaydaki rezillikleri yazan, konuşan ve mahkemeye taşıyanlar da CHP’lilerdi.

CHP’ye yakın gazeteciler ve yorumcular bu tabloyu saklamadan açıkça dile getirmişti:

  • Barış Terkoğlu: “Kurultayda bir sürü şaibe oldu lafını bin beş yüz CHP’liden duymuşumdur.” 
  • İsmail Saymaz: “Kurultay salonunda söylediler bunu.” 
  • Afşin Hatipoğlu: “Hatta kurultaydan önce söylediler.”

Daha sonra CHP’li diğer yazar ve yorumculardan da benzer itiraflar gelmişti:

  • Can Ataklı: “Kurultayda birtakım para işleri döndüğünü CHP’liler çok konuşuyordu zaten. Birbirimize salak muamelesi yapmayalım.” 
  • Enver Aysever: “Bir tane Karadenizli müteahhit… Hiçbir eğitimi, siyasi birikimi yok. Sizi parayla ip gibi dizmiş. Parayla satın alınan delegeler, medyadaki satın alınan gazeteciler… Bunları ben söylemiyorum, hepsini CHP’liler sızdırdı.”

***

O günlerdeki bu itiraf niteliğindeki açıklamalar, aslında bugün yaşananların ayak sesleriymiş meğer. CHP’de şimdi ortaya çıkan manzara zaten bağıra bağıra geliyordu. Bundan sonra Ekrem İmamoğlu Özgür Özel’e ayrı bir parti mi kurdurur, yoksa Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP’ye tam anlamıyla hâkim olmaya mı başlar, henüz bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey şu: Özgür Özel, talimatları Silivri’den almaya devam ettiği sürece iflah olması mümkün değildir. 

CHP’de “arkası yarın” serüveni maalesef devam edecek gibi görünmektedir.

Oysa başta Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm CHP’liler, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “mutlak butlan” kararı sonrası yaptığı açıklamaları ve devamında şahsımla Türkgün gazetesinde gerçekleştirdiği röportajdaki sözlerini bir siyasi bilgelik manifestosu olarak görmeliydi.

Sayın Devlet Bahçeli, CHP’ye yaptığı yol göstericiliği de şu sözlerle bir ölçü koyarak gerçekleştirmiştir: “Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışma yahut müdahale etme gibi bir niyetimiz veya düşüncemiz olamaz. Böyle bir yetkimiz de yok zaten. Ancak biz Türk demokrasisini ve siyasetini düşünen bir partiyiz. Türkiye’nin istikrarı, barış, huzur ve refahı için gayret gösteren bir hareketiz. Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi bu konularda yüksek bir tecrübeye de sahiptir. Geçmişte partimizin çeşitli dönemlerde kongre süreçlerinde ele geçirilmeye çalışıldığına şahit olunmuştur.”

CHP’ye bu denli ölçülü, yapıcı ve sorumlu bir yol göstericilik yapan ikinci bir lider olmamıştır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Şimdi Arınma Zamanı” diyerek bakalım hangi çağrılara ve ölçülere uyacak? 

Türkiye’nin siyasi istikrarı açısından bu süreci yakından takip edeceğiz.

Atatürk’ün mirası olan CHP, bizi kuruluş felsefesi ve tarihî misyonu açısından her zaman yakından ilgilendirmektedir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...