CHP’nin yürüyüşü
Cumartesi günü aynı saatlerde fakat farklı mekânlarda konuşma yapan Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in konuşmalarındaki ortak kelime “yürüyüş”tü.
Ancak aynı evden çıkan bu iki politikacının yürüyüş haritasının güzergâhı ve varmak istedikleri menzil aynı değildi.
CHP Genel Merkezi önündeki konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu “Bu yürüyüş arınmanın, arınarak büyümenin yürüyüşü. Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınarak büyüyeceğiz” derken, Özgür Özel Güvenpark’ta “Bu yürüyüş, iktidar yürüyüşünün ilk adımıdır” ifadelerini kullanıyordu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kamu hırsızlığı iddialarıyla belediyeleri sarsılan ve 22 belediye başkanı tutuklu bulunan CHP’nin ahlaken paklanmadan iktidara koşamayacağı görüşündeyken Özgür Özel ise CHP’nin içine düştüğü bu durumu siyaset ve yargı tarafından partiye yapılan bir müdahale olarak değerlendirmektedir.
Kemal Kılıçdaroğlu günü geldiğinde görevi sosyal demokrat bir isme devretmekten, gemiyi limana yanaştırmaktan bahsederek girdiği 38. Olağan Kurultayı kaybetmişti.
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlığa dönmesiyle bu planını raftan indirmiş görünüyor.
Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun takip ettiği yol haritasında önce partiyi lekelenmiş siyasilerden temizlemek, ardından kurultaya giderek CHP’yi yeni ve sağlıklı bir güzergâha oturtmak var.
Özgür Özel ise 110 milletvekilini, 81 il başkanını, CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının tamamını ve irili ufaklı belediyeleri yanına çekerek kendi tabiriyle “iktidar yürüyüşünü” sürdürmek istiyor. Fakat bu yürüyüşte “zafere giden her yolu mubah sayan” bir ahlaki zayıflığın izlerini veriyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun arınma süreci başlatarak CHP’yi ahlaki bakımdan güçlendirme hamlesine karşı onun iktidarla komprador bir ilişki içinde hareket ettiğini ileri sürmek ve “Hain Kemal” sloganıyla kitlesel bir linç atmosferi oluşturmak CHP’de derinleşen fay hattını tarihsel bir kopuşa doğru sürüklüyor.
Özgür Özel’in konuşmasını en çok kesen sloganlardan birisi “Hain Kemal” iken diğeri “iktidar, iktidar” şeklindeki bağrışmalar. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla geri dönüşü CHP’nin iktidar yolculuğunun karşısına dikilmiş bir bariyer olarak algılanıyor.
Oysa 38. Kurultay’la ilgili yargıya yapılan müracaatların, delege pazarlıklarını açığa çıkara etkin pişmanlık ifadelerinin, kamuoyuyla paylaşılan bilgi ve belgelerin arkasında yine CHP’lilerin olması Özgür Özel’in “müdahale” tezini zayıflatan en temel gerçeklerden birisi.
İBB tutuklamalarından bu yana sokak hareketliliğinden güç devşiren Özgür Özel yönetiminin, antrenmanlı olduğu bu alanda siyaseti sert bir zemine taşırken bu sürecin Türkiye’nin asayiş problemi haline gelmesini frenleyecek bir aklıselim iradeye ihtiyacı vardır.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin mutlak butlan sürecinin ilk anından itibaren meseleye Türkiye’nin huzuru, asayişi ve siyasi istikrarı bakımından yaklaşması bu nedenle önemlidir. Sayın Bahçeli’nin hem Kemal Kılıçdaroğlu’na hem de Özgür Özel’e uzlaşmazlıkları giderme yönündeki çağrıları CHP’nin en fazla ihtiyaç duyduğu siyasi aklı işaret etmektedir.
38. Kurultay’dan bu yana Özgür Özel’in amiri gibi direktifler vererek CHP’yi dizayn eden Ekrem İmamoğlu’nun geçen gün “Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız” diyerek süreci farklı yere yönlendirme çalışması CHP’yi toparlamaktan çok parçalanmanın eşiğine sürükleme riski taşımaktadır.
Siyasete bölünmeler ve kopuşlar yoluyla değil, anlaşma, birleşme ve ortak meseleleri ortak akılla çözme parolasıyla bakan Sayın Devlet Bahçeli MHP’nin bu haftaki grup toplantısında da CHP’de kördüğüm oluşturan çift başlılık krizinin neticelenmesi adına Yargıtay’a çağrıda bulunarak temyize konu itirazların sonuçlandırılmasını istemiştir. Bunun yanında CHP’nin kendi arınmasını ve durulmasını gerçekleştirmesi gerektiğine de dikkat çekmiştir. Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, hukuktan, adaletten ve ahlaktan kopmamış bir siyaset zeminidir. CHP’nin en sağlıklı yürüyüş istikameti de lekelerinden temizlenmiş, iç meselelerini çözüme kavuşturmuş ve Türkiye’nin siyasi istikrarına zarar vermeyecek bir çizgiye doğru ilerlemesidir.