CHP'deki arınma, liyakat ve millli olma ihtiyacı

YAYINLAMA:
CHP'deki arınma, liyakat ve millli olma ihtiyacı

CHP’deki kaosun sona ermesi için bütün yolların arınma ve durulma noktasına çıktığı artık net bir şekilde görülüyor. Bu kavramlar CHP içinde gerçekten harekete geçirilirse, partideki fırtına da büyük ihtimalle durulacaktır.

Ancak tarafların birbirine yönelttiği ağır sözler, bir daha yan yana gelinmeyeceğinin açık işareti hâline geldi. 

Özgür Özel, “arınma” kavramını, arınmaya muhatap olan kişilerin yanında olmasından dolayı ağzına dahi almıyor. 

Buna karşılık “kirlilikten arınma” ifadesini en sık kullanan isim ise Kemal Kılıçdaroğlu… Dün CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği toplantıda şu sözleri kullanarak bunu bir kez daha gösterdi:

“Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Ahlak, ahlak. Erdem erdem. Adalet adalet. Temizlik temizlik. CHP bunları kendi dokularına işledi. Adaletin olmadığı yerde, sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Ben sana para vereyim sen bana oy ver. Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır.

CHP kurultayında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz.
Tarihin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır.

Arınacağız, arınacağız!
Kirlilikten arınacağız, kirlilikten!
Temiz siyaset yapacağız, temiz siyaset!
Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz!
Bu parti kirliliği kabul etmez!”

***

CHP’de büyük bir ayrışma yaşanıyor; ancak büyük arınma ne zaman gerçekleşir, bunu henüz bilemiyoruz. İl ve ilçe başkanları, yöneticiler, milletvekilleri ve medya organlarıyla birlikte parti genelinde derin bir bölünme hâkim. Tarafların kullandığı dil adeta keskin bir bıçak gibi. Artık kimse “kol kırılır, yen içinde kalır” demiyor. Yaşanan her şey Türkiye’nin gözü önünde, tarafların kendi ağızlarından dökülüyor.

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına kadar kendisini savunan Halk TV’ye şu sözlerle seslendi: 

“Sahibi Londra’da olan, Türkiye’ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonlar var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyonlar da alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim.”

Kılıçdaroğlu’nun taraftarları ise CHP Genel Merkezi önünde Halk TV ekibini şöyle paylıyordu: “Taraf tutan, yandaşlık yapan, hırsızı savunan, otel odalarında el âlemin çocuklarıyla kötülüğe girişenler… Sizde bir kadınsızınız! Sizin de çocuklarınız olacak; eğer otel odalarında bunları yapanları savunuyorsanız size de yazıklar olsun! Yanlış haber yapanlar, patronlarından emir alıyorlar. Tek taraflı yayın yapıp insanları provoke ediyorlar.”

***

Bu keskin dil, ayrışmayı büyük boyutlara taşıyacak gözükmektedir.

CHP yerel iktidar olarak rezil ve rüsva bir sınav vermiştir. Daha doğrusu CHP bu sınavı geçememiştir. İl ve ilçelerde halka hizmet vermek yerine kendi menfaatleri, zevkleri, arzuları, hevesleri için çalışan CHP’li belediye başkanlarının çoğunun finalde rüşvet, yolsuzluk ve çeşitli ahlaksızlıklardan dolayı cezaevine düşmüştür. Halen de birçok il ve ilçede bu manada operasyonlar devam etmektedir.

Yerel iktidara ulaştıkları hâlde rezil ve rüsva olmalarına rağmen hâlâ siyasi iktidar hayalleri kurmaları, gerçekten büyük bir görgüsüzlük olarak kabul edilmektedir.

Ekrem İmamoğlu İstanbul’a ne kattı?
Mansur Yavaş Ankara’ya ne kattı?

Bu ikilinin abartılı bir şekilde şişirilmesi, şişirenlerin kendi ayıbıdır. CHP’ye siyasi iktidarı teslim etmeyi bırakın; bir belde belediyesinin yönetimini dahi emanet etmek Türkiye düşmanlığıdır. Bunun en açık ölçüsünü, 2019’dan bugüne kadar yerel iktidarda olan CHP’li belediyelerin halka hizmet etmek yerine görevi kötüye kullanan başkanlarına bakarak görebilirsiniz.

Bir belediye başkanının asıl görevi, halka kaliteli belediye hizmeti sunmaktır. Bu görevi yerine getiremiyorsa, istismar ediyorsa ve başka işlerle uğraşıyorsa; hangi partiden olursa olsun halkın sırtından inip defolup gitmelidir.

Eğer bu ölçü milletin iradesiyle sağlanmazsa, belediye başkanı sıfatını kullananlar milletin iradesini kene gibi sömürmeye devam edecektir. 

Peki 2019’dan beri Ekrem İmamoğlu İstanbul’a, Mansur Yavaş Ankara’ya ne kattı? 

Yaptıkları tek şey siyasette figüranlıktan ibaret kaldı.

CHP’nin büyük bir arınmaya ve durulmaya ihtiyacı olduğu kadar, güçlü bir liyakat anlayışına da ihtiyacı vardır. Çalışkan, ahlaklı, milli ve vizyon sahibi yöneticilere acilen ihtiyaç duymaktadır. Aksi takdirde ne dışarıya karşı milli, ne içeriye karşı yerli olabilmeleri; bu zihniyet ve kadroyla Türk milletine hizmet etmeleri mümkün değildir.

Toplumun istikrarında siyasetteki istikrarının çok büyük etkisi vardır. CHP arınmasını gerçekleştirerek bu istikrarda bir kalite etkisi yaratmalıdır.

Aksi halde CHP’deki bu gidişat toplumun istikrarını, huzurunu ve güvenliğini tehdit etmeye devam edecektir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...