Ay-yıldızlı formada kenetlenmek

YAYINLAMA:
Ay-yıldızlı formada kenetlenmek

Türkçülüğün büyük ismi Hüseyin Nihal Atsız ölümünden iki hafta önce kaleme aldığı mektubunda “Benim için beklemekten başka bir çare yok. Moskof takımını futbolda yenmekle sevinecek kadar sevinç mahrumu oldum” diye yazmıştı.

Atsız gibi fikir adamının son günlerindeki sevincini bir maç neticesinin ihtimaline bağlaması ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir.

Çünkü çoğu zaman milli duyguyu savaşlardan, işgallerden, terör saldırılarından, düşmana karşı yürütülen mücadeleden üretiriz.

Bunlar elbette şuurlu bir millet olmanın en güçlü sınavlarıdır. 

Fakat sağlıklı bir milli kimliğin sadece ortak acılara veya ortak tehditlere değil, paylaşılabilir heyecan alanlarına da sahip olması beklenir.

Şuurlu bir millet “Neye karşıyız?” sorusuna verdiği cevapta olduğu kadar “Neyi birlikte başarabiliriz?” sorusuna vereceği cevapta da sorumluluk sahibidir.

Türkiye A Milli Futbol Takımımızın yarın sabah Avustralya maçıyla Dünya Kupası sahnesine 24 yıl sonra yeniden dönüyor olması Türkiye’nin müşterek heyecan duraklarından birisini teşkil etmektedir.

Nitekim farklı dünya görüşlerinden ve hayat tarzlarından gelen milyonlarca insanı aynı ay-yıldızlı formanın başarısında buluşturabilmek küçümsenebilir bir hadise değildir.

Elbette futbol memleketin bütün dertlerini çözmez. Çoğu gencecik yaşlarda olan sporcuların sırtına böyle bir yük vermek de doğru olmaz.

Fakat aynı ülkede yaşadığı halde aynı gündemi yaşamayan, kendi muhitinin gündemine ve kendi ekranının içine kapanan bir sosyolojide milli takım heyecanında birleşebilmek ziyadesiyle önemlidir.

Ekran başındaki çocukların, gençlerin, yaşlıların, gurbetçilerin, sabahın erken saatinde uykusundan feragat edecek milyonların aynı renkte buluşması skor ve sonuç ne olursa olsun müşterek heyecan kıymetidir.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin sanatçılardan milli takımı coşturacak eserler hazırlamalarını istemesi de bu müşterek heyecanın siyasi ve toplumsal düzeyde önemsendiğini göstermektedir.

Futbol sadece futbol değildir ve Türkiye’nin başarısı Türkiye’yle sınırlı kalmayacak, başta Türk dünyasının ve Türkiye’nin el uzattığı mazlum coğrafyaların sevincine dönüşecektir.

O yüzden dileriz ki ay-yıldızlı formayı terletecek futbolcularımız sahadaki mücadeleleriyle Türkiye’nin adını dünyanın en büyük futbol müsabakasında yeniden yükseltsinler. Özlemini duyduğumuz sevinçleri yeniden yaşatsınlar...

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...