Zafer diye pazarlanan fiyasko

YAYINLAMA:
Zafer diye pazarlanan fiyasko

ABD başlattığı savaşın 107. gününde İran’ı anlaşmaya ikna edebildi.

Fakat daha imzalar atılmadan Washington bunu zafer olarak sundu.

İran’ı yakıp yıkmaktan ve İran medeniyetini tarihten silmekten bahseden Trump Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacak olmasını “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın" diye coşkulu bir tonda duyurdu.

ABD’nin zafer diye takdim ettiği şey, savaş öncesindeki duruma dönüştür.

Çünkü savaştan önce Hürmüz zaten açıktı.

Petrol zaten akıyor, gemiler Hürmüz’den geçiyordu.

Küresel ticaret bu kadar gerilmemişti.

Şimdi 107 gün önceye dönülmesi başarı diye pazarlanıyor.

Bu zaferden ziyade, pahalı bir geri dönüş…

Açıklanan takvime göre imzaların cuma günü İsviçre’de atılması beleniyor. Anlaşma şimdilik bir ön mutabakat niteliğinde. Hürmüz’ün açılması, Amerikan deniz ablukasının kaldırılması ve nükleer dosyada yeni müzakerelerin başlatılması öngörülüyor.

Yani Trump yönetimi, henüz tamamlanmamış bir metni bile zafer pankartına dönüştürecek kadar siyasi hikâyeye muhtaç.

Çünkü 107 günün bilançosu Washington açısından parlak değildir.

ABD bu savaşta milyarlarca dolarlık askeri ekipmanını ve Körfez ülkeleri nezdindeki muhafız rolünü yitirmiştir. 

İran ise teslim olmamıştır.

Nükleer programı tasfiye edilmemiştir.

Füze kapasitesi ortadan kaldırılmamıştır.

Esasında İran bu savaşta mağlup olmayarak galip görülmeyi hak etmiştir.

Çünkü İran gibi bölgesel bir devlet için zaferin tanımı süper güç ABD’yi yenmek değil, onun bütün baskısına rağmen ayakta kalabilmektir.

ABD yönetiminin İran’ın nükleer kapasitesini sınırlayacak bir anlaşma imzalayacak olması da başarı değildir. 

Çünkü İran, Obama dönemindeki anlaşmada zaten nükleer silah edinmeyeceğini taahhüt etmişti. 

Üstelik o dönemde zenginleştirme oranı, uranyum stoku ve birçok teknik detay somut sınırlarla kayda geçirilmişti.

Yani Trump savaş yoluyla Obama’nın masada aldığı sözü almayı gürültülü bir şekilde duyurmaya kalkmıştır.

107 gün içinde ABD her anlamda büyük gerilimlere neden olmuştur. Petrol piyasalarını, altın fiyatlarını, küresel ticareti derinden sarsmıştır. 

ABD Başkanı Trump soykırımcı müttefikini daha da azgınlaştırarak elbirliğiyle İslam beldelerini harabeye çevirerek binlerce masum hayatı karartmışlardır. 

Bu anlaşmanın duyurusu yapıldıktan sonra bile Siyonist İsrail’in Lübnan’da kan dökmeye devam etmesi bölgeye huzur ikliminin kolay kolay hâkim olmayacağını göstermektedir.

Trump İran’la mutabakata varmanın sevincini yaşasa da Siyonist İsrail rejimini dizginlemediği müddetçe bu anlaşmalar kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...