Sözcü TV'nin Kemal Kılıçdaroğlu'na kurduğu mahkeme
Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz hafta Sözcü TV’de canlı yayına çıktı. Bu yayın sonrasında CHP içindeki ayrışma ve karşılıklı suçlamalar daha da arttı. Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ikilisinin yanında saf tutan Sözcü TV’nin yayına gönderdiği kişilerin yancı ve öfkeli tutumu ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun verdiği cevaplar, bu gerilimin tırmanmasında önemli rol oynadı.
Sözcü TV, mahkemenin mutlak butlan kararı sonrasında yeniden CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu canlı yayına çıkaracağını duyurunca, Özgür Özel’i destekleyen bazı kişiler kanala “Niye çıkarıp propagandasını yapıyorsunuz?” şeklinde öfkeli tepkiler göstermeye başlamıştı.
Sözcü TV’de Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu, hem o gergin atmosferden hem de Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’e sorgusuz sualsiz biat etmiş olmalarından dolayı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı nezaketi, ölçüyü ve objektifliği tamamen yerle bir ederek yayın yaptılar.
Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu, yayına adeta “Merak etmeyin, Kemal Kılıçdaroğlu’nu itibarsızlaştırmak için her yolu deneyeceğiz” diye şartlı gelmişlerdi. Yayın başlar başlamaz nezaketsiz ve ön yargılı bir sunumla giriş yaptılar.
Senem Toluay Ilgaz’ın ilk sorusu “Hain, işbirlikçi, darbeci, sarayın kayyumu, proje… Sizin için kullanılan ifadeler aynen böyleydi. Bu tepkiler karşısında kendinizi hiç sorguladınız mı?” şeklinde oldu. Bu soru tarzı, programa ne kadar şartlı ve ön yargılı bir refleksle geldiklerini açıkça ispat etmişti.
Peki aynı kişiler Ekrem İmamoğlu’nu veya Özgür Özel’i canlı yayına çıkarıp “Rüşvetçi, hırsız, emperyalist projesi, Amerika ve İngiltere’ye yalvaran, alkolik, FETÖ’cü, parayla CHP’yi satın alan… Sizin için kullanılan ifadeler aynen böyleydi. Bu tepkiler karşısında kendinizi hiç sorguladınız mı?” sorusunu sorabilirler miydi?
Elbette soramazlardı.
Çünkü geçmişte Ekrem İmamoğlu’nu canlı yayına aldıklarında, Senem Toluay Ilgaz’ın İmamoğlu tarafından kibirli üslubuyla nasıl azarlandığını tüm Türkiye görmüştü.
Ekrem İmamoğlu, Sözcü TV’de açıklama yaparken TOKİ Başkanı Ömer Bulut yayına bağlanmak istemiş, sunucu Senem Toluay Ilgaz da format gereği yayına alamadıklarını söylemişti.
Ekrem İmamoğlu ise, bugün Kemal Kılıçdaroğlu’na parmak sallayarak adeta mahkeme sorgusu yapar gibi davranan Senem Toluay Ilgaz’ı yayın sırasında ona şu şekilde fırça atmıştı:
“Senem Hanım kusura bakmayın. TOKİ Başkanı sizin için neyi ifade ediyor bilmiyorum ama, bir gün isterse KİPTAŞ Genel Müdürü’yle oturur konuşur. İkidir tekrar ediyorsunuz. Yarın bir gün İstanbul Belediye Başkanı ya da İstanbul Belediye Başkan adayıyla konuşacak kişi o değildir. Sizin üzerinizden prim yapmaya gayret ediyor. İşine baksın. Yarın bir yerde cevabını verir. İşini görsün, işine baksın. Bence yanlış bir anons yaptınız, onu da söyleyeyim.”
***
Senem Toluay Ilgaz, Ekrem İmamoğlu’nun bu azarlaması karşısında dut yemiş bülbüle dönmüştü. Ne cevap verebilmiş ne de radikal bir soru sorabilmişti.
Oysa nezaketini zayıflık olarak gördükleri Kemal Kılıçdaroğlu’na adeta Engizisyon mahkemelerinde yargılanıyormuş gibi muamele çekmişlerdir.
Senem Toluay Ilgaz, o üç gazeteci arasında canlı yayında en radikal ve en öfke dolu olanıydı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’yi rüşvetçiden, yolsuzluk yapandan, ahlaksızlık yapanlardan, pavyonlarda partiyi meze yapanlardan arındıracağım” derken, Senem Toluay Ilgaz 13 yıl CHP Genel Başkanlığı yapmış bir insana “Partiyi arındırma görevini size kim verdi? Kim istedi sizden CHP’yi arındırmayı?” diye sorabiliyordu.
Zaten bu gazeteciler, CHP’li belediye başkanlarının ve bazı genel merkez yöneticilerinin karıştığı yolsuzluk, rüşvet ve çeşitli ahlaksızlık olaylarını ne görmek ne de göstermek istiyor. Bunları hatırlatan olursa da adeta cinnet geçiriyorlar. Oysa CHP’deki yolsuzluk ve ahlaksızlık iddialarının çoğunda bizzat CHP’liler itirafçı olmuş, birbirlerini suçlamıştır. Ancak bu gazetecilere göre bunların hiçbir önemi yok. CHP’deki çürüme, eğer siyasi bir başarı getirecekse herkes baştacı edilmelidir.
2023’te Cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu için en şaşalı destek cümlelerini kuranlar, şimdi sırf kazanma potansiyelini kaybettiği için onu “hain, işbirlikçi, darbeci, sarayın kayyumu, proje” diye itham etmekte ve “düşkün” ilan etmektedir. Aynısını 2018 seçimleri sonrasında Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye de yapmışlardı. Şimdi de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu peşinden tüm idrak ve şuurlarını kaybederek koşturuyorlar. Emin olun yarınlarda onlara da aynısını yapacaklardır.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu canlı yayına alan Sözcü TV’nin moderatör ve sunucuları o kadar yanlı, öfkeli ve kin dolu bir sunum yaptı ki, bu yayın CHP içindeki ayrışmanın kolay kolay durulmayacağının açık bir işareti oldu. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu taraftarları “İşte gerçek gazetecilik budur” diye moderatörleri ve sunucuları gazlasa da, ortaya çıkan sonuç şudur: Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ikilisine yapamadıklarını Kemal Kılıçdaroğlu’na yapmak, adaletin kaybından, objektifliğin tükenişinden ve taraftarlığın gözü dönmüşlüğünden başka bir şey değildir.
Gerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerek Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı sıfatıyla ortaya koydukları politikalar, Atatürk’ün Milli Mücadele çizgisine hep yabancı ve uzak kalmıştır. CHP’de bizi asıl ilgilendiren en önemli mesele, bu partinin Atatürk’ün mirası ve Türkiye’nin en köklü siyasi kurumu olmasıdır. Arınacak, milli çizgiye dönecek ve ahlaklı kadrolara kavuşacak bir CHP, hepimizin ortak özlemidir.