MGK Kararı, Adalet Bakanı'nın adımı ve Devlet Bahçeli'nin çağrıları...
Son yıllarda bu milletin çocukları ve gençleri üzerinden ciddi tehlike sinyalleri alıyoruz. Kimisi “Suça Sürüklenen Çocuklar”, kimisi ise “Suçu Sürükleyen Çocuklar” diyor. Ancak ne denirse densin, sonuç ortada: Suça bulaşan çocuk ve gençlerin sayısı hızla artıyor. Özellikle pandemi sonrası bu artış dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Resmî verilere göre, güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2024 yılında 612 bin 651’e, 2025 yılında ise 497 bin 162’ye yükseldi.
Okul sıralarında olması gereken çocuklar ve gençler artık karakollarda, adliye koridorlarında ve mahkeme salonlarında boy gösteriyor. Bu manzara karşısında insanın içinden “Gençliğim eyvah!” demek geliyor.
Suça karışan çocukların en sık yer aldığı olaylar adli kayıtlara şöyle yansıyor:
• Cinayet ve yaralama
• Hırsızlık
• Uyuşturucu kullanımı ve ticareti
• Tehdit
• Genel güvenliği tehlikeye düşüren suçlar
• Diğer suçlar
Bu gidişat, toplumda gelecek kaygılarını derinleştirmiş; mesele artık yalnızca adli bir sorun olmaktan çıkıp millî güvenlik boyutuna ulaşmıştır.
Nitekim konu, devletin en üst güvenlik organlarının da gündemindedir. Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında ilk defa doğrudan işaret edilen başlıklardan biri hâline gelmiştir. 18 Haziran 2026 tarihinde yapılan son MGK toplantısının resmî bildirisinin üçüncü maddesinde şu ifadeler yer almıştır:
“Organize suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar ele alınmış; başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin mutlak surette muhafazası hedefiyle atılan adımların kararlı bir şekilde sürdürüleceğinin altı çizilmiştir.”
***
Olayların üzerine sorumluluk duygusu ve cesaretle giden Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek de MGK kararlarından kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada, çocuklarımızı ve gençlerimizi tuzağa düşüren, onları suç aleti olarak kullanan “yeni nesil çeteler” olarak bilinen organize suç örgütlerine karşı kararlı mücadele mesajı verdi:
“Bu kapsamda talimatımızla, Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz tarafından 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına ‘Organize Suç Örgütleri ile Mücadele’ konulu yeni ve kapsamlı bir genelge gönderilmiştir. Genelgeyle; şehirlerde yapılanan, evlatlarımızı ve gençlerimizi istismar eden, sosyal medya üzerinden suç propagandası yapan, haraç, tehdit, yağma ve silahlı eylemlerle vatandaşlarımızı korkutmaya cüret eden suç örgütlerine karşı adli süreçlerin daha hızlı, daha etkin ve topyekûn yürütülmesi hedeflenmiştir.”
***
Millî Güvenlik Kurulu’nun bu yöndeki kararı ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’in attığı adım, Türk milletinin uzun süredir beklediği somut gelişmeler olmuştur. Artık alınan kararların ve başlatılan operasyonların sonuçlarının açıkça ortaya konulması, çocuklarımızı ve gençlerimizi suça sürükleyenlerin, uyuşturucu batağına saplayanların hesap verdiğinin milletçe görülmesi gerektiğine inanmaktayız.
Çocuklarımızın ve gençlerimizin suça bulaştırılmasının “Millî Güvenlik Meselesi” hâline gelmesiyle ilgili olarak 11 Eylül 2025 tarihinde “Son Günlerde Devamlı Gündemde Tutulan Çocuk Suçlular” başlıklı bir açıklama yapan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, gidişatı öngörerek yaptığı çağrılar ve tespitler, gelişen her olayla birlikte daha da önem kazanmıştır ve bu yönde şimdi somut adımlar atılması, Türk milleti adına umut verici bir gelişmedir:
“İnternet mecrasında; görsel medya, yazılı medya ve sosyal medya sahalarında suç ve suçluyu özendiren, kışkırtan, tahrik ve motive eden bütün fiil veya provokatif söz, eylem ve düşüncelerin tanım, tasnif ve tespitinin yapılması,
Çocukların suça sürüklenmesini önlemek maksadıyla soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamalarıyla ilgili yeni yasal tedbirlerin alınması,
15-18 yaş grubundaki çocuklar için öngörülen ceza indirimlerinin yeni baştan değerlendirilmesi,
Çocukları suç işlemeye yönlendiren sokak çeteleriyle amansız mücadelenin biteviye sürdürülmesi,
Suçluların suç delilleriyle birlikte ele geçirilmesi,
Adil, hakkaniyete bağlı, vicdanları kanatmayacak yargılamaların hukukun temel ilkelerine müzahir ölçüde süratle tamamlanması,
Kamuoyuna yerleşen ‘cezasızlık algısının’ bütünüyle kaldırılması,
Yapanın yanına kâr kalacağına dair yerleşmiş kanaatlerin mutlaka yıkılması,
Devletin adalet dağıtmadığına ilişkin ezberlerin yayılmasıyla yasa dışı bireysel hak arama yollarına başvurulmasının engellenmesi önerimizin ana başlıklarıdır.”
***
Sayın Devlet Bahçeli’nin önerdiği bu başlıklar birer birer hayata geçirilerek, çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğimizin huzuru ve güvenliği adına kurtarmalıyız. Onun özellikle dikkat çektiği ‘cezasızlık algısı’ ve ‘yapanın yanına kâr kalacağına dair yerleşmiş kanaatler’ vurgusu son derece önemlidir. Bir insanın hayatına son vermenin karşılığı 10-20 yıllık bir ceza olmamalıdır. Aynı şekilde, cinayete teşebbüs niteliğindeki ağır yaralama suçlarının cezası da birkaç ayla sınırlı kalmamalıdır. Aksi takdirde, hukuk sistemi caydırıcı olmak yerine suç işlemeyi özendirici ve teşvik edici bir etki doğurabilir.
Öncelikle, ‘Yeni Nesil Çeteler’in en önemli motivasyon kaynaklarından biri olan ‘cezasızlık algısı’ ve ‘yaptığımız yanımıza kâr kalır’ düşüncesi ortadan kaldırılmalıdır. Sosyolojik, eğitimsel, hukuki ve ekonomik alanlarda Türk devletinin atması gereken hangi adımlar varsa, bunların acilen hayata geçirilmesi gereken bir dönemdeyiz. Vakit kalmamıştır. Artık çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmak için mücadele zamanıdır.