MHP müktesebatından aşırılmış kelimeler
Yoluna “ideolojik kaygımız yok” parolasıyla çıkan İYİ Parti, MHP’nin fikri omurgasının dışına savrulanların toplanma alanı oldu.
Kuruluş günlerinde kendilerine en çok sorulan “MHP gibi mi olacaksınız?” sorusuna, “Biz yeni ve farklı bir siyasi partiyiz. MHP’nin devamı değiliz, merkezdeyiz” cevabını veriyorlardı.
İYİ Parti, sağdan soldan devşirilmiş kadrolarla girdiği siyasi hayatta günün sonunda hikâyesi tutmayan bir yazar gibi okundu, beğenilmedi ve benimsenmedi.
Hiçbir şeyin merkezine yerleşmeyi de beceremedi.
Meral Akşener öncülüğünde başlatılan iktidar yürüyüşü, baraj altında kalan bir siyasi neticeyle yüzleşti.
Siyasi mahareti Müsavat Dervişoğlu’nu birkaç defa katlayacak kıratta olan Meral Hanım bile partisinin Cumhurbaşkanı adayı olarak girdiği seçimlerde kendi partisinden daha düşük bir teveccühe mazhar olarak acı gerçeklerle karşı karşıya kaldı.
Genel başkanlık makamına çıkana kadar elinde muhteviyatı meçhul bir çantayla dolaşan Müsavat Dervişoğlu ise şimdi partisinin siyasetteki çöküş devrini durdurabilmek için yeni topraklar kazanma saldırıları düzenliyor.
Partisinin kurucu ilkesi olan “ideolojik kaygımız yok”, “merkezde siyaset yapıyoruz” sözlerinin hilafına, mikrofonu bulduğu her yerde MHP’ye, Cumhur İttifakı’na, üstelik milliyetçilik ve vatanseverlik üzerinden ahkâm kesiyor.
3 Mayıs’ta Türkçülük programı düzenlediler, bu defa da bir genci “İYİ Parti Gençlik Kolları Başkanı” sıfatıyla kürsüye çıkarıp milliyetçilik davası hakkında konuşturdular.
O da anlatıyor…
“Tabutluklara sığmamış, Tandoğan’da şahlanmış bir hareketin mirasçıları olarak var olmaya devam edeceklerini” söylüyor.
“İYİ gençliğin, 100 yılı aşan Türk milliyetçiliği fikir sisteminin bugünkü bayrak taşıyıcısı olduğunu “ iddia ediyor.
Milliyetçiliği merkeze almayacağını söyleyerek yeni umutların kapısını tıklayan bir oluşuma MHP müktesebatından aşırılmış kelimelerle Türk milliyetçiliği esvabı dikmeye çalışıyor.
Hâlbuki Türk milliyetçiliğinin siyasi evi olan MHP ve Ülkücü Hareket dışında verilen dava pozları, taklitçilikten bir adım ileri gidemeyen geçici heveslerden ibarettir.
İP’in bu gençlik kolları sorumlusu, kurucu genel başkanı döneminde hazırlanan “Ömer’in Yolu” isimli reklam filmini izleyerek kendisinden genç yaşta olan partisinin ideolojik soyağacına vakıf olabilir.
Orada İYİ Parti’nin tarihi güzergâhının Hz. Ömer’den Turgut Özal’a uzanan siyasi panoramasını görüp, “ideolojik kaygımız yok” sözünün propaganda metnine nasıl döküldüğüne bizzat şahitlik edebilir.
Şüphesiz inorganik bir siyasi hareket olan İYİ Parti’nin kendisine geçmiş icat etme hevesi komik hallere düşmenin dışında pek de yadırganacak bir mesele değildir.
Fakat Türk milliyetçiliği ülküsü de siyaseten sıkışınca dönüp dolaşıp kapısına yuvarlanılacak bir kürkçü dükkânı değildir.
Ülkücü Milliyetçi Hareket “Yılanlardan olmayacağız. Satanlardan olmayacağız. Kaçanlardan olmayacağız” seslenişine sahip olanların çileye talip olduğu ve bedel ödediği bir dava hareketidir.
Bu yüzden dün “merkez” iddiasıyla yola koyulanların bugün milliyetçilik kürsüsüne çıkıp MHP’nin kelimeleriyle kendilerine dava geçmişi biçmeye çalışmaları ilkeli bir idealizmden ziyade siyasi hafıza kaybının göstergesidir.