Mehter de bizim İzmir Marşı da bizim! Gidecek olan bölücülerdir

03.10.2021 10:00

Artık “sanat, sanat için” değil, bunu çok iyi anladık ama “sanat, toplum için” de değil gibi … Sanatçı; toplumu sanatta buluşturan, farklı fikirleri saygı ile kucaklayan ve ufku genişleten bir şahsiyettir. Ama bazı sanatçılılar(!) toplumu siyasetle ayırıyor, farklı fikirlere saygısızca saldırıyor ve at gözlüğü sunuyor. Bunlar yoğun bir şekilde “Sanat bölücülük için…” akımına kapılmış, kanalizasyon giderine doğru seyrediyor.

Bunlardan biri olan Müjdat Gezen, geçtiğimiz gün TELE 1 ekranlarında “Bunlar Mehter Marşı ile gidecek biz İzmir Marşı ile geleceğiz. Geldikleri gibi giderler.” cümlesini kuruyor.

Demokrasi çığırtkanlıkları yapıyorlar ama toplumu kutuplaştırıyorlar, sanatçıları kutuplaştırıyorlar yani milletin seçimlerine saygı duymuyorlar. Sanat özgürlük alanıdır, sanatçı özgürlüğün temsilidir. Haliyle sanat camiası, saygının en belirgin olarak gözlenmesi gereken yerdir. Ama bunlar, fikirleri kendileri ile aynı olmayanlara ambargo koyuyor. Siyasi seçim, kişinin hür iradesine bağlı iken bir sanatçı, siyasi seçimine göre yuhalanabiliyor. Terör faaliyetlerini sanata bulaştırmak isteyenleri tenzih ediyorum, onlar zaten sanatçı değil onların sanatı bir maşa görevinde… Benim kastettiklerim; Türkiye’nin bölünmesi için değil yönetilmesi için yapılan siyasette, hür iradesi ile taraf belli edip de saygı göreceği yerde hor görülenler… Sırf iktidar partisinin programına katıldığı için camiada alaşağı edilen sanatçılar var. Birileri sanatın dengesi ile oynuyor ve sola yatırıyor… Bunu, demokrasi kelimesini en çok kullananlar yapıyor. Demokrasinin temel şartı, siyasi seçimlerin özgür oluşu ve bu seçimlere saygı duyulması gerektiği değil midir..? Bunların demokrasi anlayışı da kendilerine kadar. Demokrasinin tanımından haberleri yok ama cumhuriyet adamı/ kadını rolüne bürünüyorlar. Özetle cahillik had safhada… İşte bu cahillere de sanatçı(!) diyorlar.

Maalesef ülkemizde bölücülük HDPKK’nın tekelinde değil.. Ve yine maalesef ki sadece vatanımızı bölmeye çalışmıyorlar. Tarihimizi, tarihi şahsiyetlerimizi, insanımızı, sanatımızı, sanatçımızı hatta hatta marşlarımızı dahi bölüyorlar… Mehter Marşı bir yana İzmir Marşı bir yana … Bu bir sanatçının ağzından duyabileceğimiz bir cümle olmamalı ve bu cümleyi kuranın da sanatla alakası olmamalı.

Onlara sanatçı(!) unvanını veren ve söz hakkı sunan toplumun, yoğun bir kesiminin hür iradeleri ile kullandıkları seçimlerine saygıları yok. Ülkücüleri, sağcıları ve kendilerinden olmayanları yaftalıyorlar. Ama sahneye çıkınca herkesten alkış bekliyorlar. Nerde hain nerde katil varsa ona kral diyorlar, teröristleri barışın elçisi ilan ediyorlar ama ola ki biri asker ocağını ziyaret etsin onu hemen alaşağı ediyorlar.

***Biliyorsunuz işte çok fazla demokratikler. Maskeli cumhuriyet balosunda gibiler…

Şimdi Müjdat Gezen’in sözüne göre Mehter Marşı ile iktidar gidecek ve İzmir Marşı ile bunlar gelecek ve iktidar olacak. Peki o zaman da bunlar mı iktidar yalakası olacak, sistem bu mantık üzerine mi..? Öyleyse bugün karşı tarafı ne ile itham ediyorlarsa yarın kurdukları hayallerde, o ithamlar kendilerinin ünvanı olacak. Bu mantık ancak yer altında, kanalizasyon giderinde yürütülür ve varacağı nokta da herkes için ayandır. Yer üstünde yürütenlerin de vardığı nokta, TELE 1 işte…

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK, “Geldikleri gibi giderler.” cümlesini, Müjdat gezen ve avarelerinin sempati duyduğu düşmanlar ve hainler için kullanmıştı. İçinde tarihi taşıyan bu kıymetli cümle, Müjdat Gezen gibilere ağır gelir. İzmir Marşı, tarihi ile kök salmış olan milletin varlığını perçinleyişinin simgesidir, bu bölücülüğün sedası olamaz. Bu milleti tarihiyle bölenler ancak yok etmek isteyenlerdir. *Tarih defalarca şahit oldu; Mehter Marşı çalındı, İzmir Marşı okundu ve geldikleri gibi gidenler, sadece bölücüler oldu.* Ortada bir gösteri var ama maalesef sanatçı yok.