İftirayı milyonlara yayıyorlar ama düzeltme olunca oralı olmuyorlar

28.06.2021 10:00

          Türkiye’deki muhalefet mert değil namert, ahlaklı değil ahlaksız, vatansever değil vatan haini olduğunu her olayda, her konuda defalarca ispatlamıştır. Tüm siyaset tarzlarını, politik propagandalarını yalan, iftira, inkâr ve ülkeye ihanet üzerine temellendirdikleri için onlardan Türk siyasetine ahlak ve kalite katkısını beklemek inanın boşa zaman kaybıdır. CHP ve kuyruğuna monte edilen muhalefetin siyasetteki tek katkısı kirliliktir. Her olaya “Yeter ki hükümet devrilsin ama nasıl olursa olsun fark etmez” anlayışıyla yaklaşan bu muhalefetin amacına ulaşmak için yapmayacağı çirkefliğin olmadığını 15 Temmuz sonrası oluşan siyasi dengeler içinde defalarca gösterdiler.

          ABD başta olmak üzere birçok ülke Türkiye’deki hükümet ve Cumhur İttifakı’ndan rahatsızdır. ABD’nin başkenti Washington’da “Türk Demokrasi Projesi” adıyla kurulan derneğin “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın artık komşu ülkeler için tehdit hâline geldiğini” ifade ettikten sonra “Türkiye’de demokrasi, hukuk, özgürlük kalmadığını” ifade etmesi, Türkiye’de muhalefetle eş zamanlı bir karalama propagandasıdır.

          Muhalefet, iktidarın her yanlışını elbette eleştirmekle sorumludur. Ama yapılan yanlış varsa da bunu Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyen unsurlara malzeme olarak taşımaz. Bizdeki muhalefet merhum Necip Fazıl Kısakürek’in dediği “Bizdeki muhalefet, iktidarı düşürmek için vatanı düşürmeye bile razı” konumundadır.

          “İktidarı itibarsızlaştıralım da, bu Türkiye’ye ne zarar verirse versin umurumuzda değil” yaklaşımı ile hem uluslararası Türkiye düşmanlarına malzeme veriyorlar hem de Türk milleti içinde kaos, umutsuzluk, kriz yaratmak için çabalıyorlar.

          Mesela AK Parti hükümetine, Cumhur İttifakı’na ve MHP’ye bir iftira atıyorlar, bunu milyonlara yayıyorlar, daha sonra olayın gerçek boyutu ortaya çıktığında da düzeltme adına hiç oralı olmuyorlar. Fitneden etkilenen kişilere işin doğrusu iletilmezse bunların yaydıkları fitne olduğu yerde kalıcı oluyor. Fitneyi, yalanı üreten kişi bile özür diliyor, yanlış yaptığını vurguluyor ama bizdeki muhalefet için ahlaki hiçbir değer yanına yaklaşamıyor.

          Mesela bu muhalefetin sesi olan T24 isimli bir haber sitesi var. Bu haber sitesi “Protokol onaylandı: Katarlı gençler, Türkiye’de sınavsız tıp okuyabilecek” şeklinde bir haber yapıyor.

          Daha sonra bu haberinin yalan olduğu ispatlanınca “T24’TEN ÖZÜR: T24’teki ilk yayınında “Protokol onaylandı, Katarlı gençler Türkiye’de sınavsız tıp okuyabilecek” başlığıyla verilen haberi düzeltir; T24’e güvenerek referans veren okurlarımızdan ve haberin muhataplarından özür dileriz” paylaşımı yapıyor.

          Çizgi film kılıklı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, T24’ün ilk haberini paylaşıp yalanın, iftiranın yayıcılığını yapıyor ama T24 bu haber hakkında özür dilediği hâlde Kemal Kılıçdaroğlu düzeltme yoluna gitmiyor.

          Mesela geçtiğimiz gün yine buna benzer bir hadiseyi TÜRKGÜN gazetesi olarak biz yaşadık. Yine bu muhalefetin haber sitelerinden olan Gazete Duvar isimli haber sayfasında “İktidar destekçisi medyaya akan kamu kaynağı” başlıklı bir haber yayınlandı. Bu haber içerisinde de TÜRKGÜN gazetesi “Kamu kaynaklarından en çok reklam bütçesi alan gazete” olarak gösterildi. Gün boyu CHP ve yancılarının medyası bu haberi spota çıkardı. Bu haberin fitnesi yayıldıkça yayıldı. Sosyal medyada ne kadar trol, soytarı, MHP ve Cumhur İttifakı düşmanı varsa bu haber üzerinden saldırıya geçti.

          Ama Gazete Duvar’da bu haberi hazırlayan Kenan Şener isimli gazeteci haberini “Yazıda aktardım ama yanlış anlaşılmasın yineleyeyim. En çok reklam alanı satan gazete, en çok kamu kaynağı alan gazete değil. Türkgün sütun-cm’de birinci görünse de reklam bütçesi çok düşük. TL bazında da bilgiler aldım bir sonraki yazıda aktaracağım” açıklamasıyla düzeltme yoluna gitti. Ama bu konu üzerinden MHP ve TÜRKGÜN gazetesine saldıranların hiçbiri “Biz iftiraya alet olmuşuz. Gerçeği böyle imiş” diye düzeltme yoluna gitmediler. Fitne milyonlara yayılıyor ama gerçeği ortaya çıkınca gizliyorlar. Haberi yapan Kenan Şener’in ilk haberini CHP ve kuyruklarının medyası milyonlara ulaştırdı. Ama Kenan Şener’in sayfasında yaptığı düzeltmeyi toplam 21 kişi beğenmiş, 4 kişi paylaşmış… Fitne ve yalan ise milyonlarca kişinin kucağına bırakıldı.

          Gazete Duvar yazarı Kenan Şener sonraki yazısında düzeltme yapacağını duyurdu. Bakalım düzeltme twitini görmeyen Cumhuriyet, Sözcü, Yeniçağ gibi CHP yandaşı ve yalakası gazeteler o yazıyı görecek mi?

          Yani söylemek istediğim “Yalanı, iftirayı at, düzeltme yoluna gitme” şeklindeki CHP tarzı artık tüm muhalefetin siyaset tarzı hâline dönüşmüştür. Sol ve CHP yandaşı medyanın çalışma sistemi bu olunca doğal olarak onun kuyrukları da aynı bunlar gibi davranmaktadır.

          Bu son günlerdeki örnek olduğu için bunları örnek olarak gösterdim. Yoksa son 6 yıldaki örnekleri yazmaya kalksak inanın örnekler sayfalara sığmaz.

          CHP ve kuyrukları yalanın, iftiranın, inkârın adresidir. Dün siyasi başarı sağlamak için bu tarzı uyguladılar, bundan sonra da bol bol uygulayacaklardır. Allah herkesi bunların iftira ve yalanından korusun. Allah bu gibilere Türkiye’nin herhangi bir yerini yönetmeyi nasip etmesin. Çünkü bunlar Türkiye’yi Türk milleti adına değil başkaları adına yöneteceklerini her türlü ispatladı. PKK’nın elebaşı “Türkiye’nin yönetimini HDP’ye devretmeliler” diye çağrıda bulunuyor. HDP aşkından kendinden geçen Kemal Kılıçdaroğlu böyle bir söz mü verdi acaba? PKK, FETÖ ve diğer terör örgütlerinin avukatlığını yapmaktan yorgun düşen, onların “Demokrat amcası” olan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan her şey beklenir.

          Terörist Demirtaş’ı cezaevinden kurtarabilirse ona CHP Genel Başkanlığını bırakacağı bile siyaset kulislerinde konuşulan bir konudur. Terörist Demirtaş’a şeref madalyası takan Kılıçdaroğlu, ona CHP Genel Başkanlığı sıfatını da takar değil mi?

          CHP ve yandaşlarının yalan, iftira ve ihanetlerinden Türkiye’yi korumak herkesin görevidir. Herkes görev başına…