Turan Koridoru

YAYINLAMA:
Turan Koridoru

İkinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtardı ve Güney Kafkasya’da 30 yıla yakın süre devam eden statükoyu çökertti. Ortaya çıkan yeni bölgesel gerçeklik, bölgenin pazar, enerji, lojistik ve güvenlik bakımından taşıdığı imkânları daha görünür hale getirdi.

Zengezur bu tablonun merkezinde duruyor. Azerbaycan ile Nahçıvan arasındaki kara bağlantısını kuracak olan bu geçiş hattı Anadolu’dan Azerbaycan’a, oradan Hazar’ın ötesine ve Türkistan coğrafyasına uzanan stratejik bir eşik.

Elbette işin ekonomik tarafı önemli. Ticaretin büyümesi, enerji akışının çeşitlenmesi bölge ülkelerine ciddi avantajlar sağlayacaktır. Fakat mesele ekonomik kazançlarla sınırlı değildir. Türk dünyasının kültürel yakınlığını istikrarlı bir güce dönüştürebilmesi için ekonomik ve stratejik bir zemine ihtiyaç vardır.

Bu zeminin ulaşım ağları, enerji bağlantıları, gümrük kolaylıkları, ortak pazar anlayışı ve güvenlik iş birliğiyle desteklenmesi gerekmektedir. Tarihi ve kültürel bağlar ancak somut altyapılarla desteklendiğinde bölgesel bir güce dönüşebilmektedir.

Soğuk Savaş sonrasında dünya uzun süre Batı merkezli tek kutuplu bir düzen görüntüsü vermiştir. Fakat son yıllarda bu görüntü ciddi biçimde dağılmıştır. Rusya-Ukrayna savaşı kuzey güzergâhlarını, İran çevresinde yaşanan gerilimler ise Güney Batı Asya’yı ve Hürmüz Boğazı’nı kırılganlaştırmıştır. Küresel tedarik zincirleri artık daha güvenli ve daha sürdürülebilir bağlantılar arayışındadır.

Böylesi bir dönemde Türkiye yeni ticaret ve ulaşım koridorlarının şekillenmesinde söz sahibi olmak zorundadır. Zengezur’un açılması bu bakımdan önemli bir fırsat sunmaktadır. 

Bunun kadar önemli bir konu da Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal ağırlığının artacak olmasıdır. İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” idealini gerçeğe ulaştırma noktasında kıymetli çalışmalar yapan Türk Devletleri Teşkilatı’nın kalıcı bir jeopolitik güce dönüşebilmesi için ticarette, enerjide, ulaştırmada, gümrükte ve pazarda müşterek bir anlayışla hareket edilmesi gerekmektedir. Zengezur hattı bu müşterekliği somutlaşabileceği en önemli eşiklerden birisidir.

Azerbaycan’ın Karabağ zaferinden sonra Ermenistan için de yeni bir dönem başlamıştır. Erivan yönetimi rövanşist siyaset diliyle hareket ederse bölgenin dışında kalacaktır. Buna karşılık Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğu gerçeğini kabul eder, Türkiye ve Azerbaycan’a karşı diplomatik nezaket kanallarını açık tutarsa bu süreçten fayda sağlayabilecektir.

Türkiye ile Türk dünyasının bağlantısını kesmek için geçmişte atılan adımların artık sürdürülebilir olmadığı açıktır. Azerbaycan’ın egemenlik hakkını tartışmaya açan, Türkiye-Azerbaycan bağını zayıflatmaya çalışan veya Türk dünyasının doğu-batı irtibatını kesmek isteyen hiçbir yaklaşımın bölgede kalıcı barış üretebilmesi mümkün değildir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasında “Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru’dur” sözleriyle yaptığı adlandırma bu bakımdan dikkat çekicidir. Zengezur’dan açılacak yolun tarihi, coğrafi ve stratejik anlamı Türkiye ile Azerbaycan’ın kader ortaklığında ve Türk dünyasının doğu-batı irtibatında saklıdır. 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli aynı zamanda bu adlandırmasıyla Zengezur’a “Trump Koridoru” adını vermeye kalkan ABD Başkanı Donald Trump’a güçlü bir cevap vermiştir. 

Bölgede belirleyici irade ABD veya başka bir eklenti devlet değil, Türkiye, Azerbaycan ve Türk Devletleri Teşkilatı’dır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...