Pax Silica, WAICO VE Türkiye

YAYINLAMA:
Pax Silica, WAICO VE Türkiye

Haziran'ın son haftasında Washington'da bir bildiri imzalandı. Altındaki imzalardan biri Kazakistan'a aitti.

Bildirinin adı Pax Silica. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Aralık 2025'te duyurduğu bu girişim, yapay zekâ ekonomisinin tedarik zincirini "güvenilir ülkeler" arasında yeniden kurmayı hedefliyor. Kapsamı geniş tutulmuş: kritik mineraller, minerallerin rafinajı, yarı iletken üretimi, hesaplama gücü, enerji, veri merkezleri ve öncü yapay zekâ modelleri. 25-26 Haziran'daki ikinci zirvede on ülke daha bildiriye katıldı, imzacı sayısı yirmi dörde çıktı. Japonya, Güney Kore, Hindistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda, Almanya ve Yunanistan o listede.

Aradan üç hafta geçtikten sonra bu defa Şanghay'da toplanıldı. 16 Temmuz'da yirmi dokuz ülke, Dünya Yapay Zekâ İşbirliği Örgütü'nün kuruluş anlaşmasını imzaladı. Kısa adı WAICO. Merkezi Şanghay’da, ilk çağrısı Çin'e ait, yönü “Küresel Güney”e dönük, vurgusu açık kaynak modellerde. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri de törendeydi. Kurucular arasında Rusya, Pakistan, Endonezya, Brezilya, Malezya, Güney Afrika ve Sırbistan var.

Şimdi asıl dikkat çekmek istediğim yere geliyorum. WAICO'nun kurucuları arasında Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan da yer alıyor. Yani Türk Devletleri Teşkilatı'nın beş üyesinden üçü Şanghay masasında. Kazakistan ise aynı anda Washington masasında. Bir kardeşimiz iki sandalyeye birden oturmuş durumda.

Türkiye ikisinde de yok.

Roma'nın düzeni yollar üzerine kurulmuştu, Britanya'nınki denizler üzerine, Amerika'nınki dolar ve güvenlik şemsiyesi üzerine. Bugün iki ayrı düzen birden kuruluyor ve ikisinin de zemini silisyum (silica). Pax Silica tedarik zincirini güvenilir saydığı ülkeler dışına kapatıyor, WAICO ise açık kaynağı model yapıp geniş bir coğrafyayı bir araya topluyor. İkisi de aynı sorulara cevap arıyor: Hesaplama gücüne kim erişecek? Kimin verisi nerede işlenecek? Hammaddeyi ve enerjiyi kim sağlayacak? Bu cevaplar önümüzdeki yirmi yılın güç haritasını çizecek.

Peki bizim elimizde ne var? Ciddi bir koz var, ama henüz kullanılabilir halde değil. Eskişehir Beylikova'da açıklanan 694 milyon tonluk nadir toprak elementi kaynağı, yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksidi barındırıyor ve on yedi elementin onunu içeriyor. Çin'in Bayan Obo sahasından sonra dünyanın ikinci büyük yatağı. Buna karşılık oradaki pilot tesisin işleyebildiği miktar yılda 1200 ton cevher. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız yıllık 570.000 tonluk endüstriyel tesis hedefini açıkladı. Hedef yerinde olsa da takvim dar.

Aslında ne açıklanmış rezerv ne de çıkarılan rezerv, işlenebilen rezerv ülkenin gücünü belirler. Yer altında bekleyen maden envanterde görünse de, masada görünmüyor.

Buradan "hemen birine yazılalım" sonucu çıkarmayalım. Her iki masanın da bedeli var. Bu tür yapılar teknoloji paylaşımı kadar teknoloji kısıtlaması da getirir; imza atan ülke kiminle çalışacağına dair kuralları da kabul etmiş olur. Üstelik "güvenilir ülke" tanımını masanın kendisi yapıyor. Bugün güvenilir sayılan yarın listenin dışına düşebilir. Bizim işimiz o listelerde görünmek olmamalı. Şartlarını konuşabilecek kadar güçlü bir elle oraya varmak olmalı.

Hangisinin seçileceği ise kurulan yeni dünya ittifakları döneminde çok önemli olacak. Zira yeni dünyanın kurulduğu zemin yapay zekâ ekonomisi. Bu sözleşmeler bir teknoloji birlikteliği gibi görünse de daha büyük bir anlam taşıyor. Türkiye de yeni dünyadaki ittifakını açık etmiyor ve denge politikasını sürdürüyor.

Masaya eli güçlü oturmak için önümüzdeki ilk iş rafinaj ve ayrıştırma tesisinin takvimi kamuoyuna açıkça ilan edilmesi olmalı. Çünkü o tesis aynı zamanda masadaki yeri belirleyecek. İkincisi, Türk Devletleri Teşkilatı artık kendi teknoloji ve veri zeminini kurmalı. Üyeler eş güdüm içinde olmalı. Üyelerimizin üçü Şanghay'da, biri hem Şanghay'da hem Washington'da otururken bizim ortak bir zeminimizin olmaması doğru değil. Üçüncüsü, Türkiye kozlarını dağınık halde sunmayı bırakmalı: mineral, enerji koridoru, veri merkezi kapasitesi, mühendislik yeteneği, uygun elektrik maliyeti, güçlü ordu ile güvenli coğrafya ve Avrupa ile Asya arasındaki coğrafi konum tek pakettir.

Atılan adımlar da ortada. Savunma sanayiindeki atılım, milli teknoloji hamlesi ve Beylikova'nın işletmeye alınması doğru istikametin işaretleri. Artık hız önemli. Bir masa kurulurken orada olmakla, masa kurulduktan sonra kapıyı çalmak arasındaki fark büyümemeli.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...