Öcalan-Demirtaş polemiği ve muhalefetin pay kapma uyanıklığı

21.01.2022 10:00

          Gündemde teröristbaşı Öcalan ile terörist Demirtaş ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı polemik yer bulmaya başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta “CHP’nin başını çektiği ittifakın bir cenahını oluşturan PKK’nın güdümündeki parti ne yapacağını, ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını belirlemek için milletvekillerinin dağdaki eli silahlı sevgililerinden gelecek icazeti bekliyor. Bunların göğsündeki şeref madalyası dağa kaçırdığı yavrular, bunlardaki vicdan bu. Ama Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek. Zannediyor ki her yer şu anda tozpembe, onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var, bu hesaplaşmayı da yapacaklar.” cümlelerini kurmuştu.

          Bu cümlelerdeki “Hesaplaşmaya” dair vurgu bende “iti ite kırdırma” stratejisinden başka bir anlam ortaya çıkarmadı. Çünkü ifadelerin geneli PKK’ya ve PKK’ya sahip çıkanlara tepkiden oluşuyor.

          Bu polemikler sürerken, aklıma üst düzey bir CHP’li yetkilisiyle yaptığım telefon görüşmesi geldi. Yazımda terörist Demirtaş’ı ziyaret etmesini ve HDP’ye yakın davranmasını eleştirmiştim. Beni telefonla aradığında da bu eleştirimi sürdürünce, o da bana “Sana bu konuda bir şey söyleyeceğim ama bunu yazarsan bu söylediğimi inkâr ederim” demişti. O yüzden adını yazmamı istemediği için o CHP’linin adını açıklamıyorum. Ama bana terörist Demirtaş ziyaretini “Öcalan, Selahattin Demirtaş’ı ölümle tehdit ettiği için o yüzden ziyaret ettim” gibi bir cümle kurmuştu. Yani terörist Demirtaş’ın terörist eylem ve söylemlerini, aşırı PKK’lı militan davranışlarını bu korkudan dolayı yaptığını ifade etmişti. CHP’li üst düzey yetkiliyle bu telefon görüşmesi 2019 yılında gerçekleşmişti.

          Anlaşılan teröristbaşı Öcalan, terörist Demirtaş’ı tehdit ettikçe o da göze çok girmek için kendini daha çok terör eylemlerine verdi. Hendek-Çukur ve Kobani olaylarında şehit olan asker ve polislerimiz, hayatını kaybeden vatandaşlarımız hep terörist Demirtaş’ın azmettiriciliğinde olmuştu. Bu terör olaylarında devlete-millete verilen maddi-manevi zararın haddi-hesabı yoktu. Başka ülkelerde olsa terörist Demirtaş çoktan idam edilmişti.

          Teröristbaşı Öcalan sebebi nedir bilinmez terörist Demirtaş’ı İmralı’da “Seni liderliğe hazırlıyorlar, farkında mısın? Anladım, heveslisin, liderlik yapabilirsin ama ben önderlik tedbirlerimi çoktan aldım, bunu da bil.” (2013 Ağustos) şeklinde uyarmıştı.

          Ama aynı teröristbaşı Öcalan bir yıl sonra da ona karşı yumuşadığına dair “Apo onu istemiyor’ diyorlar. Yalan söylüyorlar. Ben kendisine değer veriyorum, kendisini geliştirmek için çok çabalıyorum. Kendisi de mütevazı birisi, öğrenmeye çalışıyor. Selahattin’in Kürt siyasetini tanımasını, tüm 40 yıllık mücadelenin girdisini çıktısını bilmesini istiyorum” (26 Haziran 2014) değerlendirmesinde bulunmuştu.

          Terör örgütü içindeki kendi ifadeleriyle “önderlik” kavgasında kaç kişinin öldürüldüğü, kaç kişi hakkında ölüm fermanı çıkarıldığı bilinir. Teröristbaşı Öcalan kendi öz kardeşi Osman Öcalan hakkında bile “Aslına bakarsan Cemil’in (Bayık) suçu onu öldürmemesidir.“ değerlendirmesinde bulunmuş birisidir. Terörist Demirtaş için de aşırı parlatılmasından örgüt içindeki kendi otoritesi açısından kıskançlık hissetmiş olabilir. Belki başka sebepler de bu çekişmenin içindedir. Bizim bakış açımız her ikisinin de Allah belasını versin noktasındadır. Ama bu terör örgütünün, bu teröristbaşlarının, bu teröristlerin varlığı da maalesef Türkiye adına bir gerçek olduğu için hem mücadele ediyor hem gündemde olan bu konuları değerlendiriyoruz.

          Teröristbaşı Öcalan ve terörist Demirtaş arasında bir mesele varsa, o mesele aslında CHP ve İP’in ittifak-işbirliği ortağı HDP’nin, Demirtaş aşığı Kemal’in, Meral’in, Temel’in Ahmet’in, Ali’nin de meselesidir. Mesela Öcalan ve Demirtaş arasında ortada bir mesele varsa, Meral Akşener’in Öcalan’ın serbest bırakılmasını isteyen iki genel başkan yardımcısı kimin safında yer alacaktır?

Öcalan mı yoksa Demirtaş mı?

          AK Parti hükümeti ve Cumhur İttifakı Türkiye içinde, Irak’ın kuzeyinde, Suriye’de terör örgütü PKK’ya kan kusturuyor. Bu bölgelerde mağaradan başlarını bile çıkaramıyorlar.

          ABD merkezli PBS News’in muhabiri Simona Foltyn ne demişti: “PKK’nın izniyle Kandil’e geldik ve bölgede çekim yaptık. Fakat PKK’nın tüm üst düzey yöneticileri İHA’lar sebebiyle saklanıyordu. PKK sözcüsü bile görüş vermek için bizle buluşamadı”

          Siz Kemal’in, Meral’in, Temel’in, Ahmet’in, Ali’nin PKK ile iş tutup, hayali senaryolarla Cumhur İttifakını suçlamasına bakmayın, dört bir yana PKK’lı leşleri dizmeye devam ediliyor. Son 6 yılda öldürülen 18 bin 800 terörist bunların canından can alınmasına sebep olmuştur.

          HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar “PKK ve Öcalan konusunda CHP ile aramızda hiçbir sorun yok. Olacağını da düşünmüyoruz” demedi mi?

          Zaten bir sorun olsa sabah akşam teröristbaşı Öcalan’a özgürlük isteyen HDP ile ittifaka devam ederler mi?

          Kemal Kılıçdaroğlu’nun şeref madalyası taktığı, Meral Akşener’in evine kahvaltıya beklediği, Temel Karamollaoğlu’nun “Biz ziyaretine gitmeden hemen bırakın kucaklaşalım” dediği, Ali Babacan’ın “Siyasette önünü açın, özgürlükler noktasında aynı şeyleri düşünüyoruz” dediği, “Serbest bırakılsın, görüşmeyi doğru bulurum” dediği terörist Demirtaş daha yeni bir açıklama yaparak “Bence İmralı’da görüşme olmalıdır. Çünkü Öcalan devreye girmeden çözülemeyecek konu başlıkları var.” demiştir. Öyle kuru kuruya Öcalan senaryoları yazmak değil mesele.

          “İti ite kırdırma” strateji uygulayanlara tepki gösteren zilletin, illetin temsilcileri… Hadi terörist Demirtaş’a tepki göstersenize…

          “Hem ayranım dökülmesin hem yoğurdum ekşimesin” tarzını bırakın artık. Adam olun adam…