Sütçü İsmail ile antrikot Ekrem'in oyunları

19.06.2019 10:00

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli bir konuda daha haklı çıktı. Nedir haklı çıktığı yeni konu?

FOX Tv ve İsmail Küçükkaya…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayları Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu’nun karşılıklı tartışacağı programın moderatörünün belirlenme aşamasında, Uğur Dündar’ın bu görevi kabul etmemesinden sonra adı belirlenen İsmail Küçükkaya için sosyal medya hesabından şu tespitleri yapmış ve tepki göstermişti:

 “Sayın Binali Yıldırım ile Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 16 Haziran 2019 Pazar günü saat 21.00’de televizyonda karşı karşıya gelecekleri, moderatörün de sözde gazeteci İsmail Küçükkaya’nın olacağı bugün belli olmuştur. Hayret etmemek mümkün değildir!

İsmail Küçükkaya’nın hangi vasıflarından dolayı böylesi önemli bir program için tercih edildiğini anlayabilmiş değilim.

Bu şahsın Cumhur İttifakı ve MHP’ye husumet besleyen tavrı açıktır, bilinmektedir. Tarafsız değildir, samimi değildir, yeterli hiç değildir. Kaldı ki, FOX TV’nin yayın çizgisi de bulanık ve sorunludur.

Şayet İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğü kesinleşirse, bilinsin ki, 16 Haziran 2019 tarihinde 21.00’den itibaren televizyon izlemeyeceğim, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylarının tartışmasını takip etmeyeceğim. MHP hakkın, haklının, halkın ve haysiyetin tarafındadır.”

MHP Lideri Devlet Bahçeli bu sözlerle tepkisini gösterdiğinde kimi bunu şahsi takıntı olarak göstermeye çalıştı, kimi ise yersiz şüphe oluşturmakla suçladı.

Ama gelinen nokta da tartışılan ne?

Ekrem İmamoğlu ile programın moderatörü İsmail Küçükkaya’nın, yayından 2 gün önce bir otelde 1 saat baş başa görüşme gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Hem de görüntüleriyle birlikte…

Binali Yıldırım'ın danışmanı Ömer Sertbaş’ın konunun tartışıldığı televizyon programına telefonla katılarak "Bir otelde Küçükkaya-İmamoğlu görüşmesinin" gerçekleştiği bilgisinin kendilerine iletildiğini söyleyerek telefonla İsmail Küçükkaya'yı arayarak aynı görüşmenin neden Binali Yıldırım ile gerçekleşmediğini sorduğunu ifade etmesi, arka planda neler döndüğünü ortaya çıkarmıştır.

Tüm Türkiye Ekrem İmamoğlu’nun "Sayın Yıldırım soruların görüşülmesini talep etmiş. Ben danışmanına bu ifadelerimi söyledim. Biz müdahale eden değil sadece gözetleyen konumda olalım" sözlerini tartışırken, kendisinin programdan önce bir otel odasında moderatör İsmail Küçükkaya ile buluşmasına hangi gözle bakacağız?

Suçladığınız duruma kendiniz düşmüş olmuyor musunuz?

Ya da rakibinizi böyle suçlayarak, kendinize böyle bir alan açtığınız anlaşılmıyor mu?

Bu ortaya çıkan bilgilere göre Ekrem İmamoğlu ve İsmail Küçükkaya etik olmayan bir şekilde kamuoyuna bilgi verilmeden otel odalarında buluşmuşlar, sorular ve programın atmosferi üzerinde istişare etmişlerdir.

Ekrem İmamoğlu’nun "Sayın Yıldırım soruların görüşülmesini talep etmiş.” şeklindeki yalan çıkan iddiası sanırım “cambaza bak” oyunu idi.

Ekrem İmamoğlu’nun bu suçlamasına ve programdan iki gün önce programın moderatörü olan İsmail Küçükkaya ile otel odalarında buluşmasına bakınca aklıma yine “Fil Tuzağı” hikâyesi geldi.

Fil Avcıları vahşi filleri takibe alırlar. Bilirler ki, filler geleneklerine bağlıdır. Beslenmeye, sulanmaya geliş gidişlerinde her daim aynı güzergahı kullanırlar.. Kendilerince uygun bir yerde derin bir çukur (Filin düştüğünde çıkamayacağı kadar) kazarlar ve üstünü kamışlar ile ızgaralayıp, hafifçe toprakla kamufle ederler. Genellikle fillerin en büyüğü ve en güçlüsü lider olduğundan, gelir ve çukura düşer. Avcılar siyah elbiseler giyip, dayanabildiği sürece fili aç bırakır, şiddet uygular ve eziyet verirler. Günlerce aç-susuz kalan ve hırçınlaşan file, aynı avcılar beyaz elbiselerini giyerek, sevdiği yiyecekler verir, okşar ve gönlünü kazanırlar. Hırçınlığı geçen filin bulunduğu çukurun önünü kazıp düzeltirler ve beyaz elbiseli avcılar yardımı ile fil çukurdan çıkar ama artık beyaz elbiseli sahiplerini kurtarıcı olarak benimsemiştir.

 Bu fil hikâyesine baktığımızda "Sayın Yıldırım soruların görüşülmesini talep etmiş.” diyen Ekrem İmamoğlu filleri tuzağa düşüren, “Bunu nereden çıkardığını bilmiyorum. Çünkü Ekrem İmamoğlu ile günlerdir hiç konuşmadım. Üçüncüsü Binali Yıldırım'ın benden böyle bir talebi olmadı, olamaz” diyen İsmail Küçükkaya ise filleri kurtaran oluyor. Bir de Ekrem İmamoğlu’nun tezgâh daha inandırıcı olsun diye Sütçü İsmail’e tepki göstererek “İsmail bu işlere karışmasın” demesi de gözlerden kaçmadı.

Bizler Ekrem İmamoğlu iftirayı atan, İsmail Küçükkaya’yı iftirayı yalanlayan olarak tartışırken, meğerse programdan önce otel odalarında buluşan olmuşlar. Aslında hikâyedeki gibi filleri tuzağa düşüren de, kurtaran da aynı kişi oluyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin İsmail Küçükkaya için söylediği “Tarafsız değildir, samimi değildir” tespiti böylece ispatlanmıştır.  Fox Tv’de sabah sunduğu programda diğer gezegenlerde yaşanan en ufak bir gelişmeyi bile CHP’nin, Ekrem İmamoğlu’nun lehine çevirmeye çalışan İsmail Küçükkaya’nın o otel odasındaki buluşmasında sorular üzerinde istişare yapmaması zaten mümkün değildir. Çok belli ki Ekrem İmamoğlu ve İsmail Küçükkaya program öncesi programda olması ve olmaması gerekenler üzerinde değerlendirme yapmışlardır.

Hadi diyelim sadece bir çay, kahve içip, programla ilgili hiçbir şey konuşmadan ayrıldılar. Programdan önce Binali Yıldırım’ın olmadığı bir ortamda buluşmak ne kadar ahlaki bir durumdur?

Aynı şekilde Binali Yıldırım buluşsaydı ne olurdu?

Zaten Binali Yıldırım da bu duruma "CHP adayı, rakibim Ekrem Bey'in bütün Türkiye'nin pür dikkat beklediği tarihi buluşma öncesi, yüz yüze bir otelde danışmanlarıyla birlikte bir araya gelmiş olması gayri ahlaki bir durumdur. Bunu kamuoyundan gizlemiş olmaları da ayrıca bir felakettir. Madem iki adaydır, beraber yayın yapacağız. Adayın biriyle yüz yüze aynı mekânda bir araya gelip konuşulması ve diğer adaydan bunun esirgenmesi, konuşulmamasının ne anlama geldiğini ben kamuoyunun takdirine bırakıyorum." şeklinde tepki göstermiştir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli “Sütçü İsmail” konusunda her kelimesine kadar haklı çıkmıştır. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin İsmail Küçükkaya tespitlerini eleştirenler şimdi konuşsun… Konuşurken özür dilemeyi de unutmasınlar…