Ermenistan'ı provokasyon için kullananlar

17.07.2020 10:00

          Ermenistan kaşınıyor ve bu yüzden 12 Temmuz günü Azerbaycan’a saldırarak büyük bir provokasyon denemesine giriyor. 11 Azerbaycan askerimizi şehit eden Ermenistan belli ki, bir yerlerden provokasyon talimatı aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hiç şüphesiz bu saldırı, Ermenistan’ın çapını aşan bir hadisedir” tespiti bu açıdan çok önemlidir. Bu provokasyon Ermenistan’ın kendi başına yapabileceği bir hadise değildir.

          Türkiye’nin Ayasofya’yı ibadete açma kararının dünya genelinde tartışıldığı, Türkiye’nin Irak’taki terör kamplarına operasyon gerçekleştirdiği, Türkiye’nin Akdeniz bölgesinde hâkimiyetini perçinleştirdiği bir döneme gelen, Türkiye’nin dikkatini başka yöne çekme çabaları çok net kendini hissettirmektedir. Tüm dünya bilir ki, Azerbaycan’a yapılmış herhangi bir saldırı Türkiye’ye yapılmış sayılır.

Çünkü Türkiye- Azerbaycan “iki devlet, bir millet” anlayışıyla birbirine bağlıdır.

          Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ermenistan’ın alçak saldırıları karşısında “Türkiye, kadim dostluk bağları ve kardeşlik ilişkilerinin bulunduğu Azerbaycan’ın hakkına, hukukuna, topraklarına yönelik her türlü saldırının karşısında yer almakta asla tereddüt göstermeyecektir” diyerek Azerbaycan’a sahip çıkması ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Bütün dünya, Türk ve Azerbaycan halkları bizim asıl kardeş olduğumuzu bir daha gördü” şeklinde verdiği karşılık bunun delilidir.

          Türkiye’nin SİHA’ları bölgeye göndermesi de Azerbaycan’ın yanında olduğunun en önemli delili olmuştur.

          Ermenistan, Azerbaycan’ın tükürükle boğacağı çapta bir devlettir. Asıl ona bu cesaret hapını içirip provokasyon denemesi yaptıran ülke hangisiyse o ortaya çıkarılmalıdır.

          Ermenistan’ın hali “Keçi sarhoş olunca dövüşmeye kurt ararmış.” atasözüyle tarif edilebilir ancak… Ermenistan’ın ABD lobisindeki gücü, Rusya ile askeri ve ekonomik yakınlığı, İran ile olan sinsi ilişkileri, şüphelileri de aslında çok net gösteriyor. Ermenistan’ın bu ilişkilerde ortak noktası Türk milletine olan düşmanlığıdır. Türkiye her konuda adam gibi duruş sergilese de ne ABD’nin, ne Rusya’nın, ne İran’ın ilişkileri Türkiye’ye maalesef güven vermemektedir. Bu ülkelerle bir konuda iş birliği yapsan, başka bir konuda arkandan hançer saplamayacağının bir garantisi yoktur. Ermenistan’a cesaret hapını içiren de emin olun bunlardan birisidir.

          Geçtiğimiz yıllarda Rusya ile Ermenistan arasında imzalanan 200 milyon dolarlık silah anlaşması, İran ve Ermenistan arasında imzalanan ekonomik anlaşmalar ve ABD’nin hep başka ülkeleri kullanarak hedef seçtiği ülkelere fatura çıkarma taktiği birleşince provokasyon sahiplerini uzakta aramaya gerek yoktur.

          Türkiye güçlü bir devlettir. Her cephede, her bölgede mücadelesini sürdürüyor. Başta da belirttiğim gibi Türkiye’nin bu mücadele gücünü azaltmak isteyenler, Türkiye’yi Azerbaycan- Ermenistan çatışması üzerinden dikkat kesilmeye zorluyor.

          Türkiye, mesele can Azerbaycan olunca hiç tereddüt etmedi ve tüm dünyaya gereken sahiplenme mesajını verdi. Bu vakitten sonra Türkiye ve Azerbaycan da Ermenistan’ın provokasyonlarına devam edeceğini görmeli ve tüm önlemlerini ona göre almalıdır. Azerbaycan, Ermenistan’ın alçak saldırısının hesabını gördü. Ama Ermenistan bundan sonra Türk toprağına yan gözle bakamayacak hale gelmelidir.

          Ermenistan’ın işgal ettiği “Yukarı Karabağ” meselesi de çözüme kavuşturulmalıdır. Ermenistan, Yukarı Karabağ meselesinde artık hesabını vermeli ve işgal ettiği toprakları bir an önce terk etmelidir. Karabağ, Türk’tür ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz yıllarda “Ermeniler ve destekçileri bu tarihi gerçekleri silahla, zor kullanarak, kan dökerek asla değiştiremeyeceklerdir. Yanlış hesap, günü geldiğinde Türk milletinin kudretinden dönecektir.” sözleriyle ifade ettiği “o hesap günü”, elbet bunu bir kez daha tescilleyecektir.

          Ermenistan’ın perde arkasındaki sahipleri bu gerçeklerle yüzleşmelidir. Azerbaycan dünün Azerbaycan’ı değil, bölgesinde askeri ve ekonomik olarak güçlenmiş durumdadır. Azerbaycan’ın 10 milyon nüfusu varken, Ermenistan’ın nüfusu 3 milyondur. Güney Azerbaycan gerçeğini de hesaba katarsak, milyonlarca Azerbaycanlı yürümeye kalksa zelzelesinden Ermenistan diye bir yer kalmaz. İşte o vakit Ermenistan’a provokasyon için talimat verenlerin hiçbiri ortada görünmez. O yüzden Ermenistan o küçük aklını başına toplamalı, Türk’ün ateşiyle oynamamalıdır.