Hong Kong’da yıkılan Çin imajı

16.08.2019 09:40

DÜNYA gündeminde ilk sıralara yerleşen Hong Kong’daki gerilim, bir türlü dinmiyor. Zaman ilerledikçe protestoların çapı da artmakta. Çin ordusunun Hong Kong sınırındaki hareketliliği ise bir soruyu akıllara getirmektedir. Çin, acaba askeri müdahalede bulunacak mı? Basına sızan veya sızdırılan fotoğraflardan, Çin’in sınır bölgesinde askeri varlığını arttırdığı anlaşılmakta. Çin yönetimi, bölgede yaşananları terör olayları olarak nitelendirmekten bile geri durmadı. Bu açıklama, herhangi bir müdahaleye zemin hazırlanmasının sesi gibi de değerlendirilebilir.

1997’de Britanya Krallığı’nın sömürgesinden çıktıktan sonra, Çin Halk Cumhuriyeti’nin özerk bölgesi haline gelen Hong Kong’un stratejik, coğrafi ve ticari açıdan çok önemli yapıya sahip olması, Çin’in bu bölgeden kolaylıkla vazgeçmeyeceğinin habercisidir. Bu yüzden her türlü baskı ve yasakları zamanında kullandığı gibi protestolar esnasında da kullanması kaçınılmazdır. Hong Kong’da suçlanan veya hükümlü olan insanların Çin’e iadesi yasası müzakereye girdiği anda Hong Kong halkı ayaklanmaya başladı. Çin’deki komünist rejime muhalif olan ve yönetim sistemini eleştiren Hong Kongluların Çin’e götürülmesinin önü açılmış oldu. Çin’in insan hakları konusundaki tutumu ise dünyaca bilinmektedir. Bunun en acımasız örneği Doğu Türkistan’da yaşanmaktadır. Çin’in insan hakları ihlalleri ve işkenceleri zaten kimseye sır değil ve Çin bunu ne kadar kapatmaya çalışsa da bu konuda hiç de başarılı olmadığını düşünmekteyim. Literatüre ‘Çin işkencesi’nin girmesi de tesadüf değildir.

Doğu Türkistan’da yaptığı zalimliği Hong Kong’da yapma çabası fiyaskoya uğrayan Çin, Hong Kong’daki demokrasi engeline takıldı. Hong Kong’daki muhalefeti zayıflatmak adına sunulan yasanın altında suçlanan insanları Çin’e iade ederek gözdağı vermekten başka bir şey yoktur. Halk buna karşı çıkarak bu yasayı protesto etti.

Artan protestolardan çekinen Çin, yasanın oylamasını geçici olarak durdurdu. Hong Kongluların, bu yasanın tamamının iptal edileceği ve bir daha gündeme getirmeyeceği sözünü almadan protestolardan vazgeçmeyeceği gözükmektedir.

Şu ana kadar Çin’e karşı yapılan protestolar bastırıldı ve Çin’in istediği oldu. İlk defa olarak Çin, Hong Kong olaylarında yenilgi yaşadı . Doğrudur yasa iptal edilmese de durdurmak zorunda kaldı. Bu da Çin’in dikta hükûmetine yönelik bir darbeydi. Yasa tamamen iptal edilirse, Çin’in uluslararası imajına ve korku politikasının sarsılmasına sebep olacaktır. Ayrıca Çin’de özgürlük ve demokrasi isteyen diğer kesimler için de ilham kaynağı olacaktır. Bu gibi şeylerin olabileceği ihtimalini anlayan Çin, bu yasanın iptalinden vazgeçmiyor. Bu yüzden sert bir müdahalenin olacağı tahminleri de söylenmekte. Beklenen sert bir müdahale, Çin için de iyi olmayacaktır.

Hong Kong protestolarının Doğu Türkistan için olumlu taraflarının başında, Çin hükûmetinin çıkardığı yasanın protesto edilebilir olduğunun ve hakim zümreden o kadar da korkulacak bir durum olmadığının anlaşılmasıdır, gerektiğinde kendi hakları için talepte bulunmak bilincinin uyanmasına ve cesaretlenmesine sebep olacaktır.

Çin zaman zaman demokrasinin uygulanmasına engel olacak yasalar çıkarmakta, yönetimi komünizmin etkisi altına almak istediğinden bölgede sık sık protestolar çıkmakta.

Son olaylarda sert kayaya çarpan Çin rejiminin sergileyeceği herhangi bir tutumun, kendisini ve orada yaşayan milletleri etkileyeceği aşikârdır.