İhtilafla başlayan geçici ateşkes
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları devam ederken geride bıraktığımız çarşamba günü Trump, “Bir medeniyeti bu gece tamamen yok edeceğiz” ifadeleriyle krizi felakete çevirecek mesajlar vermiştir. Trump’ın bu çıkışı akıllara “taktik nükleer silah” kullanımı ihtimalini getirirken son dakika bir ateşkes gündemi oluşmuştur.
İran merkezli Tasnim haber ajansına göre ABD’ye sunulan 10 maddelik teklifin içeriği şu şekildedir:
-ABD'nin ilkesel olarak saldırmazlık garantisi vermesi
-Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması
-Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesi
-İran'a tüm yaptırımların kaldırılması
-İran'a birincil yaptırımların kaldırılması
-BM Güvenlik Konseyi kararlarının sona erdirilmesi
-Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararlarının sona erdirilmesi
-İran'a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi ve dondurulmuş tüm İran varlıklarının serbest bırakılması
-ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi
-Lübnan dâhil tüm cephelerde müttefik gruplara karşı savaşın sona ermesi
Bu maddeler temelinde iki haftalık “geçici ateşkes” ilan edilmiş ve 10 Nisan 2026 günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da tarafların masaya oturacağı ilan edilmiştir.
Geçici ateşkesin duyurulmasıyla beraber her iki taraf da “zafer” kazandığı yönünde açıklamalarda bulunmuştur.
İran cephesi Lübnan’a saldırıların durdurulmasının ateşkesin olmazsa olmazlarından olduğunu vurgularken, ABD ise Lübnan meselesinin İran’ı ilgilendirmediğini savunmaktadır. İran Meclis Başkanı Kalibaf ABD’nin kabul ettiği 10 maddelik planın üç maddesinin şimdiden ihlal edildiğini ifade etmiş, ABD’ye olan tarihsel güvensizliği vurgulamıştır.
6 Şubat 2026 tarihinde Umman’ın başkenti Maskat’ta taraflar arasında yapılan görüşmeler öncesinde ABD,
1. Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması
2. Balistik füze programının sınırlandırılması
3. Bölgedeki vekil güçlere verilen desteğin kesilmesi
4. Uluslararası denetim ve şeffaflık mekanizmasının kabul edilmesi
teklifinde bulunmuş, İran ise bunun egemenlik haklarına müdahale olduğunu ifade ederek reddetmiştir.
Geçici ateşkes için sunulan ve görüşmelerin temelini oluşturacak maddelere bakıldığında ABD’nin savaş başlamadan önce sunduğu 4 maddelik teklifle çeliştiği açıkça görülebilmektedir. Bu şartlar altında Trump’ın görüşmeyi kabul etmesi akıllara farklı konuları da getirmektedir. Zira geçtiğimiz zaman diliminde müzakere süreçleri devam ederken ABD bölgeye ağır bir askeri yığınak yapmış akabinde de savaşın fitilini ateşlemiştir.
Temennimiz sağlanan geçici ateşkesin kalıcı bir hale gelerek hem bölgenin hem de dünyanın rahat bir nefes almasıdır.