Beni dövdüler Corç amca!
On gün dayanamadı. “Mutlak Butlan” kararından hemen sonra soluğu Beyaz Saray’ın yayın organı Newsweek’in kapısında aldı.
Newsweek işte canım, hani bilirsiniz şu Harun Yahya’nın sempatizanı olduğu, bol bol reklam verdiği Amerikan derin devletinin mevkutesi.
Hemen oraya koştu Özgür Bey. Dergi için bir makale kaleme aldı. “Turkey’s Democratic Crisis Is Becoming a Security Crisis | Opinion” Ama ne makale bir görseniz, nur topu gibi maşallah… Biraz American lehçesiyle biraz da Oxford İngilizcesiyle dolu dolu bir Türkiye şikâyetnamesi.
“O ve ekibi NATO için mücadele ediyormuş…” “Türkiye’deki güvenlik sorunu bütün batıyı tehdit ediyormuş…”, “Türkiye yakında İran gibi bir devlet olacakmış” falan filan…
Oysa biraz bekleyebilirdi. Hiç olmazsa temyiz mahkemesi de kararını verseydi. Lakin duramadı, dayanamadı Özgür Bey. Koşup hemen ABD’li Corç amcasına ağlamaya başladı; “Corç amca, beni dövdüler!”…
***
Bu Özgür Bey’in yabancı dergilerde neşredilen ilk makalesi. Arkası da gelir artık… Daha önce Ekrem İ.’de böyle bir makale yazmıştı, Tunç SOWYER de… Peki, niye yabancı dergilerde yazılır böyle makaleler?
Niye olacak, Emperyalizme ve onun ağababalarına güvence vermek için tabii ki… “Biz buradayız ve sizin emrinizdeyiz, biz gidersek Türkiye üzerinde sizin etkiniz kalmaz” diyerek temenna etmek için…
***
Solcu arkadaşlar pek sever ABD’yi… Politbüro Genel Sekreterini oradan getirir, USA Muhibi olan monşerleri de hemen dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı ilan ederler… Ünal Çeviköz’ü hatırlayalım. Ne yapmıştı Moncher Çeviköz? Ne yapacak Joe Biden’e ağlak ağlak yalvarmış ABD’yi Türkiye’ye müdahaleye çağırmıştı. Vah ki ne vah!
Aman neyse canım kendi sorunları…
***
Fakat öyle olmuyor işte! Boş veremiyor insan… Lider Devlet Bahçeli Beyefendi gazetemizin başyazarı Yıldıray Çiçek’e verdiği son mülakatta “Milli birlik ve beraberliğimiz açısından CHP’nin kurumsal kimliğinin neden korunması” gerektiğini tafsilatla anlattı.”
Bütün Türkiye pür-dikkat okudu röportajı. Solcu arkadaşlar da okumuştur herhalde?... Gerçi onlar Newsweek abonesi olduklarından İngilizce kıraat ediyorlar ya, olsun, bir çevirmen bulurlar artık…
Farka bakar mısınız?... Siyasi rakibi olan CHP’nin derlenip toparlanmasının önemini vurgulayan Devlet Bey nerede, koşarak kendini ABD’nin kucağına atan Özgür Özel nerede!
***
Bakalım AB’ye ne zaman gidecek Özgür Bey? Sosyalist Enternasyonel’e ne vakit dert yanacak…
Aslında Özgür Özel’i ve CHP’yi tekmili birden AB’ye versek, yerine de şey alsak… Tövbe tövbe!
***
Durum Kemal Kılıçdaroğlu açısından değerlendirildiğinde de pek farklı değil. Oysa Bilge Lider Devlet Bahçeli Beyefendi ona da yol göstermişti ama o, iç çatışmayı ve gerginliği tercih etti. Ateşe körükle gitti Piro.
CHP’nin kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül için Büyük Kurultay kararını almalı, gerginlik tırmanmadan ilçe ve il kongrelerini yapmalıydı. Yapmadı. Sayın Bahçeli’nin verdiği teknik taktiği fark edemedi. Edebilseydi delege hesabını da istediği gibi yapmış olacak, hedeflediği “arınma ve durulma” adımlarını da rahatlıkla atmış olacaktı.
ÜÇÜ BİR ARADA PARTİLER
Siyasi anlayışlar çok farklı. Sayın Bahçeli “milli beka” için tüm sorumlulukları üzerine alıp “Türkiye, Türk Dünyası, İslam Dünyası ve mazlum milletler merkezli adımları atarken; geleceğe yönelik yeni politik içtihatlar yaparken, CHP ve ilavesi Üçü Bir Arada partilerin kendilerini ABD, NATO ve AB kucağına atması çok ilginç…
***
Bu arada şunu da atlamayalım: Harun Yahya-Adnan Oktar- ile Özgür Özel’i Newsweek Dergisinde buluşturan hangi özelliklerdir ya da kimlerdir acaba?...
Hayırlı pazarlar efendim…